• Sığmıyoruz: İnsan türü, günümüzde hızla çoğalıyor. Çoğaldıkça da gerekli gereksiz ihtiyaçları doğrultusunda doğal alanları istila ediyor. Birleşmiş Milletler’in tahminine göre nüfus artışı ve bu artışa karşılık veremeyen doğal kaynaklar nedeniyle 21. yüzyılın ilk yarısında dünyadaki açlık tehlikesinin boyutları, tahmin edilemeyen ölçülere ulaşacak. Açlık tehlikesi önlenemediği takdirde sekiz yüz milyon insanın öleceği, bunun iki yüz milyonunun beş yaşın altındaki çocuklar olacağı bildiriliyor.

     

    Kararıyoruz: Sahile yapılan otoyol, Türkiye’nin akciğeri denebilecek ölçüde “yeşil” potansiyele sahip Karadeniz Bölgesi’ni denizden kopararak, yalnızca “kara” yaptı. Doğanın on binlerce yılda oluşturduğu muhteşem bir dizge ve muhteşem bir güzellik, en fazla 50-60 yıllık bir ekonomik çıkar uğruna yok edildi. Ya sonrası? Daha bugünden erozyon, heyelan, yol yapımı, madencilik, nüfus artışı, plansız tarım ve ormancılık tehdidiyle bunalan bölgenin geleceği sizce nasıl olabilir?

     

    Çölleşiyoruz: Dünya ekonomisi, coğrafyası, iklimi ve toplumsal düzenleri sessiz bir krizin içinde. Tüketim alışkanlıkları yüzünden her geçen yıl doğal alanlardan elde edilen ürünlere talep artmakta. Daha fazla buğday, mısır, pirinç, şekerkamışı, meyve sebze, kereste elde etmek için bitme sınırındaki toprak daha fazla tahrip ediliyor. Bir yıl içinde sadece Türkiye’de 1.4 milyar ton toprak kaybediliyor. Dünyanın yeşil rengi sarardı. Ganj, Mississippi, Huang Hi, Nil, Amazon, Mekong gibi dünyanın en büyük ırmakları başta olmak üzere tüm akarsular sapsarı akıyor. Bir süre sonra yerkabuğunda kara toprak kalmayacak.

     

    Biyolojik Kıyamet: Dinozorların yok olduğu 65 milyon yıl öncesinden bugüne, yeryüzünde bu büyüklükte bir tür çeşitliliği kaybı yaşanmadı. Çağdaş insanın gerçekleştirdiği canlı türü katliamı, yakın jeolojik devirlerde gözlenen tür kayıplarından 400 kat daha hızlı.

     

    Son 100 yılda yaklaşık 30 bin bitki türü yok oldu. Günümüzde her gün üç canlı türünün soyu tükeniyor. 1950 ile 1980 yılları arasındaki otuz yıllık kısa dönemde dünya ormanlarının %25’i yok edildi. Yeryüzündeki yaşamın 500 milyon yıllık tarihinde hiçbir canlı türü, biyosferi bu ölçüde tahrip etmedi, tahrip edebilecek güce ulaşmadı.

     

    Deniz Bitti: Denizlerdeki doğal yaşam tablosu giderek kararıyor. Tanımlanabilen 24 bin türle omurgalıların en kalabalık ailesi olan balıklar hızla azalıyor. Yaşama alanlarının başta kirlilik olmak üzere birçok nedenden değişimi, yok edilen kıyı ekosistemleri, büyük bir hızla tahrip edilen mercanadalar ve aşırı avcılık balıkları ve diğer deniz canlılarının soyunu tehlike altına sokuyor. Denize atılan küçük bir naylon torba bile, onu denizanası sanan bir deniz kaplumbağasının midesine inerek ölümüne neden oluyor. Şu anda dünya denizlerindeki tüm balık türlerinin üçte biri yok olma tehdidiyle karşı karşıya… Bir düşünün: Çok değil, 25-30 yıl öncesinde deniz kaplumbağalarının, Akdeniz foklarının yaşadığı Marmara Denizi’nde kaç balık türü kaldı?

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.

Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Küresel Isınmada Kendi Payını Düşünmek
Sonraki Yazı:Tulip Eğitim Çevre Mühendisi İş İlanı

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.