• Almanya’da 2. Dünya Savaşı sonrasındaki hızlı yapılaşma ile baş gösteren bazı hastalıkların yapılarla ilişkili bulunması üzerine yapı biyolojisi biliminin temeli atıldı. Bir “yapı biyolojisi ve ekolojisi” kuruluşu olan IBN (Institut für Baubiologie und Ökologie Neubeum) 1969’da kuruldu, yıllar içinde yenilenerek bugünkü haline geldi. Günümüzde İngiltere, İtalya, Hollanda, İsviçre, Avusturya, Yeni Zelanda ve ABD’de bu alanda kuruluşlar olsa da IBN hâlâ öncü durumdadır.

     

    Yapıların insanda yol açtığı bazı rahatsızlık ve hastalıklar şunlardır: uyku düzensizliği, sinirsel gerginlik, depresyon, baş ağrısı, alerji, bronşit, astım, hipertansiyon, romatizma, solunum yolu enfeksiyonları, kanser, kalp hastalıkları, hazımsızlık, mide-bağırsak hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları.

     

    Yapılarda Biyoklimatik Ölçümler
    Sıcaklık: Hatalı malzeme seçimi ve yanlış yalıtma – ısıtma sistemleri kullanımı sonucu yapıda ısınma açısından problemler ortaya çıkar. İç duvar yüzeyleri soğuk kalır; insanın rahat edebileceği ısıyı yakalayabilmek için iç havayı fazla ısıtmak gerekir. Sıcaklık dolayısıyla oluşan termik monotonluk, yorgunluk, baş ağrısı, hipertansiyon, depresyon, uyku düzensizliği ve çeşitli alerjilere yol açar. Mekandaki hava sıcaklığı ve yüzey sıcaklıklarınnı ölçülüp “konfor eğrisine” göre değerlendirilmesi gerekir.

     

    Nem: Doğada bağıl nem oranı % 50- 70 arasındadır. Yapay mekanlarda bu oran, hatalı malzemeler ve ısıtma teknikleri ile özellikle kalorifer yakılan kış aylarında % 15-30 arasına kadar düşer ki bu oran insanın konfor sınırları dışındadır. Soluduğumuz havadaki nem oranının azlığı, yorgunluk, sinirsel gerilim ve enfeksiyon hastalıklarına yol açar. Mekanın havasından başka, yapı malzemelerinin nem oranları da ölçülmelidir.

     

    Elektrik alanı, manyetik alan: Her canlı organizma elektrikli bir sistemdir. Canlılar doğa ile uyumlu bir denge kurabildikleri sürece elektrik sistemleri doğru çalışır. Fakat günümüzde elektrik kullanımı ve telekomünikasyondan kaynaklanan düşük ve yüksek frekanslı alanlar, malzemelerden kaynaklanan elektrostatik yükler ve statik manyetik alanlar, dengeyi bozan yapay bir elektrostres oluşturmaktadır. Mesela; uyku sırasında dış uyarımlara karşı daha savunmasız olmamızdan dolayı, yatak odası tasarımı ve yatağın yeri ile malzemesi önemlidir. Elektromanyetik alanlar duvarlardan geçerek yayılma özelliği gösterir ve insan vücudunu olumsuz etkileyebilir. Yatak odasında ve bitişik odalarda elektrikle çalışan aletler dikkate alınmalıdır. Sebebi belirlenemeyen kanserler ve parkinsonizm gibi bazı hastalıklarda elektrobiyolojik kökenden şüphelenilmektedir. Almanya’da elektrik ve manyetik alan şiddetleri standartlara bağlanmıştır. Mekanda elektrik doğru ve alternatif alan, manyetik doğru ve alternatif alanın ölçülmesinden başka, her insan metabolizmasının farklı tepki verebileceği göz önüne alınarak, o mekanda yaşayan kişi üzerinde doğrudan elektrik yük ölçümü yapılması gerekir.

     

    Kimyevi maddeler: Günümüzde yapılarda kullandığımız boyalar, mobilyalar, temizlik malzemeleri zehirli gazlar salarlar. Diğer yandan, karbondioksitin başka zararlı maddelerle birleşerek kapalı mekanda kalması tehlikelidir. İzolasyon malzemesi olarak kullanılan asbest kanserojen bir maddedir. Radyoaktivitenin varlığı da önemlidir. İyi bir havalandırma sisteminin olmaması zararı arttırır.

     

    Akustik şiddet: Yapılarda akustiğe ve ses yalıtımına özen gösterilmemesi sonucu sinirsel gerilim, depresyon gibi rahatsızlıklar baş göstermektedir. Rusya’da yapılan bir deneyde gürültü ile strese sokulan farelerde tümör gelişiminin % 40 daha fazla olduğu gözlenmiştir.

     

    Yapı Malzemesi Analizi
    Yapı biyolojisi ve ekolojisi açısından malzeme seçiminde yardımcı olan kriterler şunlardır: Doğal yapı malzemesi olması, enerji ihtiyacı, radyoaktivite oranı, elektrik özelliği, termik özelliği, akustik özelliği, mikrodalga geçirimliliği, difüzyon özelliği, higroskopi özelliği, nem oranı/kuruma süreci, rejenerasyon süreci, toksik özelliği, koku özelliği, cilt direnci, tecrübeler. Bu kriterlere göre notlama yapılır. Tam not (3.0) alan malzemelerden, masif ahşabı, mantarı, balmumu ürünlerini ve kerpiçi sayabiliriz.

     

    Yapı biyoloğu – Hekim işbirliği
    İnsanın sağlığının yaşadığı, uyuduğu mekanla bağlantısını saptamaya çalışan yapı biyoloğu, subjektif değerlendirmelere de önem verir. Uzmanlar tarafından hazırlanmış, anlaşılması kolay bir anket formunu o mekanda yaşayan kişiye vererek doldurmasını ister. Hekim de, hastasının durumunu değerlendirirken yapının etkilerini göz önüne alır ve gerekirse yapı biyoloğundan ev/işyeri analizi ister. Koyduğu teşhis yapı ile ilgiliyse, bir yandan hastasını tedavi ederken, bir yandan da hastalığa yol açan unsurların yapı biyoloğunun önereceği biçimde değiştirilmesine ve düzenlenmesine çalışır. Yapı biyoloğu – hekim işbirliğinin giderek benimsendiği ve uygulandığı yerler arasında İsviçre, Güney Almanya ve Kuzey İtalya vardır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Çevre Dostu Tekstil
Sonraki Yazı:Kelebek Kimya Çevre Mühendisi İş İlanı

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.