• İnsanların duvar resimlerini, giyim ve diğer eşyasını renklendirmek için doğadaki renkli nesnelerden boyarmadde elde etmesi binlerce yıl öncesine dayanır. Günümüzde diğer organik ürünler gibi doğal boyarmaddelere olan ilgi de artmaktadır.

     

    Doğal boyarmaddeler, doğada bazı bitkiler, böcekler ve mantarlar tarafından sentezlenen renkli maddelerdir. Başlıca doğal tekstil boyarmaddeleri ise bitkilerden elde edilir. Günümüzde bitkilerden elde edilen boyarmaddeler ile ticari boyama yöntemleri oldukça pahalıdır ve endüstriyel uygulama yöntemleri yoktur.

     

    Klasik kök boyacılığında bir kilo boyanmış ürün elde etmek için yaklaşık bir kilo doğal boya bitkisi kullanılmaktadır. Anadolu’da halen, eskiden olduğu gibi, açık kazanlarda 12 saat gibi bir süre kaynatılarak ancak 20-30 kg civarında ürün boyanmaktadır. Bu yöntemle yapılan boyama işleminin maliyeti sentetik boyarmaddelerle yapılandan en az 10 kat pahalıdır. İplik kazan içinde uzun süre bitkilerle birlikte kaynadığından suda çözünen bitki parçacıkları ipliğin içine hapsolmakta ve ne kadar yıkansa da tozlaşmanın önüne geçilememektedir. Ayrıca, bu yöntemle yapılan boyamaların yıkama ve sürtme haslıkları kötüdür; yıkama ve giyme sırasında diğer kıyafetler boyanmaktadır.

     

    İlginç olan, boyama esnasında bağlayıcı (mordan) olarak bakır, krom, çinko, kalay gibi insan ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bilinen metal tuzları kullanılmaktadır. Bu toksik metalleri bağlayıcı olarak kullanma geleneği birçok akademik çalışmada da devam etmektedir. Boyayı doğal kaynaklardan elde ederek ekolojik boyama yapma iddiası taşırken, boyama yardımcısı olarak kullandığımız metal tuzları doğaya dolayısı ile insana sentetik boyalardan daha fazla zarar vermektedir. Bu nedenle doğal boyarmaddeler ile boyama yaparken tüm kimyasalları insan ve çevre için zararsız olanlar arasından seçme ve en az miktarda kullanma zorunluluğumuz vardır.

     

    Endüstriyel üretim için büyük miktarda boya bitkisine ihtiyaç duyulmaktadır. Doğal boyama işlemlerinde birebir oranında elyaf ve boya bitkisi kullanılır. Kök boya (Rubia tinctorum), indigo gibi boyarmadde bitkilerinin tarımsal olarak üretimi yapılsa da yüksek maliyetli olmaktadır. Büyük miktarda boya bitkisi yetiştirmek için tarımsal alanların kullanılması tarımsal ürünlerin yetiştirildiği alanlarda kısıtlamaya ve tarımsal ürünlerde enflasyona neden olacaktır. Bu olumsuz etkiler doğal boyarmadde kullanımının yaygınlaşmasının ve endüstriyel uygulamalarının önüne geçmektedir.

     

    Yeni Bir Yöntem

     

    Ucuz ve ekolojik tekstil ürünleri elde etmek için öncelikle bol bulunabilir doğal boyarmadde kaynaklarına, sonra da bu boyarmaddeleri kullanabileceğimiz endüstriyel yöntemlerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Büyük miktarda ucuz bitkisel boyarmaddeyi, yiyecek, içecek ve kozmetik endüstrilerinin doğal boyarmadde içeren bitkisel atıkları sağlayabilir. Her ne kadar bu posa ön işlem görmüş, suyu, yağı ve diğer değerli bileşenleri alınmış olsa da, hâlâ doğal pigmentler içermektedir. Çalışmalarda, bu atıklardan ekstraksiyon ile elde edilen doğal boyarmaddeleri, tekstil fabrikalarındaki standart bobin-elyaf boyama makinelerinde hiçbir değişiklik yapmadan kullanabileceği görüldü. Tafting halı üreticisi bir firma bu yeni prosesle tamamen gül posasından boyanmış ipliklerden oluşan “Infusion” adlı bir koleksiyon oluşturmuştur.

     

    Bu sonuç göstermektedir ki, meyve suyu fabrikalarının artıklarını, gül, lavanta gibi yağ çiçeklerinin posalarını, şalgam ve şarap üretiminden arta kalan posayı ve hatta biçilmiş çim gibi her türlü bol bulunabilir ucuz bitkisel atıkları kullanarak endüstriyel doğal (kök) boyalı tekstil mamulleri üretimi yapmak mümkündür. Bu yöntemle yapılan boyamanın maliyeti neredeyse sentetik boyalarla yapılan boyama ile aynıdır. Ayrıca elde edilen ürünlerin ışık, yıkama ve sürtme haslıkları sentetik boyalardan daha iyidir. Böylece doğal boyarmaddelerin pahalı ve küçük partiler halinde üretilmesi sorununa etkin bir çözüm bulmuş oluyoruz.

     

    Boyama işleminden arta kalan posalar yüksek basınçta hidrotermal parçalanma ile gazlaştırılıp bir tribünde yakılarak enerji üretilebilir, klasik piroliz ile aktif karbona dönüştürülüp arıtma işlemlerinde kullanılabilir veya biyogaz ve biyogübre üretiminde yer alabilir. Böylece bütün endüstriyel bitkisel artıklar geriye hiçbir artık bırakmaksızın yararlı bir ürüne dönüştürülmüş olur.

     

    Ancak endüstriyel atıklar kullanılarak yapılan boyama çalışmalarında henüz koyu kırmızı, bordo, mavi, mor gibi koyu renkler elde edilememektedir. Farklı ekolojik mordanlar kullanılarak elde edilen renkler bej ve kahvenin tüm tonları, haki tonları, her türlü sarı tonlar, pembe ve bebe mavi tonlarıdır. Kırmızı ve mavi tonları boya bitkilerinden elde edilse de bu bitkiler hem pahalı hem de üretimleri büyük pazarlara hitap edemeyecek kadar küçüktür.

     

    Bu noktada en önemli görev moda tasarımcılarına düşmektedir. Günümüzde alışveriş tercihleri moda akımlarından önemli ölçüde etkilenmektedir. Moda bu yeni yöntemle elde edilen ve doğanın kendi tonları olan renklere doğru kayarsa, doğal ürünlere ilgi, çevreye duyarlı küçük bir kesimin ötesinde geniş tabana yayılabilir. Başka sektörlerde ürünlerin çevreye duyarlılığı reklam konusu olurken, ne yazık ki tekstil sektörü için bu duyarlılık henüz söz konusu değildir. Oysa doğal boyarmaddelerin yaygın olarak kullanılması ile dünyamız daha az kirlenecek, insanlar daha sağlıklı ürünler tüketebilecek, sentetik tekstil boyarmaddelerin ve kimyasalların ithalatı için harcadığımız para ülkemizde kalacak ve katma değeri yüksek olan doğal ürünlerin ihracatı üreticilerimizi ve ülke ekonomisini kalkındıracaktır.

     

    Artık düşük maliyetlerle Tekstil Endüstrisinde Doğal Boyama yapmak mümkündür. Şimdi sırada yeni yöntemle elde edilen renkleri kullanarak yeni tekstil ürünlerinin tasarlanması ve pazar oluşturulması vardır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Teknik Arıtma İş İlanı
Sonraki Yazı:Anadolu’nun Biyoçeşitliliği

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.