• Şehirlerde Karbon Salımını Azaltmak

    Şehirlerimizde bina, araç ve atıklardan kaynaklanan karbon salımını azaltmak için gerekli değişikliklerin başarılı olması şehirlilerin aktif desteğine bağlıdır. Su harcamamızı kısıtlamak, evde ve işte kullanmadığımız ışıkları kapatmak, daha fazla ev atığını geri dönüştürmek, verimsiz merkezi ısıtma kazanlarını değiştirmek, bina yalıtımını iyileştirmek, işe giderken toplu taşıma kullanmak, olabildiğince uçak yerine trenle seyahat etmek. Kısacası, kendi kendimize alabileceğimiz tedbirleri küçümsememek ve alışkanlıklarımızı değiştirmek. Başlangıç noktamız budur.

     

    AB ve İngiltere’de karbon salımını azaltmak için tedbirler

     

    AB’deki karbon salımlarının yaklaşık % 40’ı binaları kullanma sırasında açığa çıkmakta, bunun % 28’i evlerden gelmektedir. Bu binaların çoğu şehirlerde ve büyük kasabalarda yer almaktadır. Her ülke karbon azaltma hedefine ulaşmak için konut stokundan gelen karbon salımlarını önemli ölçüde azaltmak zorundadır. AB, son yıllarda satılık ve kiralık evlerin enerji performans sertifikası-EPS olmasını şart koşmaktadır. Bu sertifika ile evlere bir enerji derecesi verilmekte ve ev sahiplerinin enerji verimliliğini artırmak ve yakıt faturalarını azaltmak için alabileceği önlemler belirlenmektedir. Bu, hükümetlerin daha iyi durumda olan aileleri enerji verimliliğine yatırım yapmaları konusunda ikna etmek için kullandıkları yollardan biridir.

     

    Birleşik Krallık hükümeti, 2016 yılından sonra sıfır karbonlu (karbonsuz) binalardan başka bina yapmayı yasadışı hale getiren karar ve stratejileri yürürlüğe koymuştur. Yeni planlama ve inşaat yönetmelikleri, yeni binaların yüksek derecede yalıtıma sahip olması ve binaların örüntülerinin içine yerleştirilen güneş panelleri ve fotovoltaik piller aracılığıyla kendi enerjisinin çoğunu üretmesi gerekeceği anlamına gelmektedir.

     

    Bu binalar kışın çok az şebeke enerjisi kullanacak, bunu da yazın artan yenilenebilir enerjilerini şebekeye yollayarak dengeleyecektir. Yenilenebilir enerji kurulumlarına yönelik talep oluşturulması da, ölçek ekonomileri yoluyla maliyetleri azaltacaktır. Ancak 2050 yılında şehirlerde yer alacak binaların çoğu mevcut durumda da oradadır. Bu nedenle hem karbon salımının hem de yaşama maliyetinin azalması için bu evlerin ekolojik olarak güçlendirilmesi gerekir. Sosyal konut sektöründe ise yerel belediyeler ve kâr amacı gütmeyen konut birlikleri, konutlar yenilendiği zaman tesisatları yenileyerek ve stokları zamanla daha fazla yenilenebilir enerji kurulumuna sahip bina tipleriyle değiştirerek aşamalı iyileştirme yapmak durumundadır.

     

    İngiltere’deki konutların % 70’i özel mülkiyettedir ve yalıtımları en kötü olanların çoğunda yoksul ev sahipleri ve kiracılar oturmaktadır. Bu nedenle hükümet özel mülk sahiplerinin evlerini ekolojik olarak güçlendirmeleri konusunda ikna etmeye yönelik programlarını arttırmaktadır. Düşük gelir grupları için enerji verimliliği önlemleri desteklenmektedir. Hükümet, altı büyük enerji şirketini karbon salımı azaltma hedefini yakalamak için ücretsiz veya destekli yalıtım önlemleri sunma konusunda yükümlü kılmıştır. Bu bir sosyal sorumluluk projesi gibi gözükse de, şirketlerin çoğu verdikleri desteklerin maliyetinin büyük bölümünü elektrik ve gaz için talep ettikleri ücretleri marjinal biçimde arttırarak tazmin etmektedir. Yani, eski evler daha enerji verimli hale getirilsin diye biraz daha yüksek yakıt faturaları ödemekteyiz.

     

    Londra Eylem Planı
    Londra Trafik Yoğunluğu Ücreti uygulaması, arabalarını şehir merkezine sokmak isteyen kullanıcıların günlük 8 İngiliz Sterlin ödemesini zorunlu tutmuş, bu da araçları ve CO2 miktarını önemli ölçüde azaltmıştır. Bu başarı üzerine belediye başkanı Ken Livingston, 2004-2008 yılları arasındaki ikinci çalışma döneminde iklim değişikliğini en öncelikli konu olarak belirlemiş ve Londra’nın iklim değişikliğine yönelik planlamada lider bir küresel şehir olmasını sağlamıştır. 2005’te uluslararası Büyük Şehirler İklim Değişikliği Liderlik Grubu‘nun kurulmasında ve yönetilmesinde inisiyatif almış ve bu grubun Clinton Vakfı ile Clinton İklim Girişimi için ortaklık kurmasını sağlamıştır. (2006 ağustos ayında faaliyete geçen girişim, yeni teknolojilerin maliyetinin azaltılması için bir küresel şehirler satın alma konsorsiyumu düzenlemekte, teknik yardımı harekete geçirmekte ve karbon salımlarını azaltma programlarındaki en iyi uygulamaları paylaşmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın liderliğinde İstanbul’da gruba dahil olmuştur.) Ken Livingston, Londra Büyükşehir Belediyesi Kanunu 2007 kapsamında, Birleşik Krallık’ta iklim değişikliğinin azalmasına katkı yapmak üzere yeni bir görev üstlenmiştir.

     

    Belediye başkanı Londra İklim Değişikliği Eylem Planı‘nı hazırlamış ve projeler başlatmıştır. Plan çerçevesinde, Birleşik Krallık’ın karbon salımının % 8’ini (yılda 44 milyon ton; ciddi önlem alınmazsa 2025’te 51 milyon ton CO2) üreten Londra’nın karbon salımının 2050 yılına kadar 1990 yılı seviyesinin % 60 altında sabitlenmesi hedeflenmiştir. Londra’da bina kaynaklı CO2 miktarını yıllık 17 milyon tondan 2025 yılına kadar 7,7 milyon tona düşürmeyi amaçlayan Yeşil Evler Programı aşağıdakileri kapsamaktadır:

    • Isınma maliyetini ve enerji tüketimini azaltmak için, ev sahiplerinin yüksek oranda desteklendiği (sosyal sigorta yardımıyla geçinenlere ücretsiz olarak sunulan) yalıtım uygulamaları
    • Karbon salımlarını azaltmak ve enerji faturalarını düşürmek için, ev sahiplerinin alabilecekleri önlemlerle ilgili farkındalıklarını arttırmak üzere büyük bir pazarlama ve eğitim kampanyası
    • Enerji verimliliği ve mikro-yeşil uygulamalarıyla ilgili paket tavsiye hizmeti
    • Enerji tasarrufu uygulamaları ve hizmetleriyle mikro-yenilenebilir sistemlerde kalifiye işgücünü arttırmak ve “yeşil işler” oluşturmak için mesleki eğitim programları
    • Plan, iklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarıyla ilgili tedbirler de sunmaktadır. Bunlar içinde selden korunmanın iyileştirilmesi vardır.

    Planla, toplu taşıma, yürüme ve bisiklete binmeye yönelik önemli bir yatırım programı tasarlanmıştır. Otobüs seyahatini daha çekici kılmak için şehrin otobüs filosu modernize edilmiştir. Metro sistemi de modernize edilmektedir. Yaklaşık 1600 km bisiklet yolu yapılmaktadır ve şimdiden bisikletle yapılan yolculuklarda önemli ölçüde artış yaşanmıştır.

     

    Belediye başkanı 2050 hedeflerine yönelik ilerleme konusunda her yıl halka rapor vermekle yükümlüdür. Böylece, önlemlerin karbon salımını gerçekten azaltıp azaltmadığını öğrenmemiz mümkün olacaktır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.

Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) İş İlanı
Sonraki Yazı:Zarar Gören Mercan Kayalığı Kötü Koku Yayıyor

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.