• Sanayi tesislerinde kullanılan suyun kalitesi çok önemlidir. İşletmelerde bulunan değişik su kullanım yerleri için, her kullanım yerine uygun su kalitesi istenir. Bu sebeple, bir işletme için genelde tek tür su kalitesi değil, birkaç tür su kalitesi hazırlamak daha doğru ve daha ekonomik olur.

     

    Örneğin, bir tekstil boyahanesinde bahçe sulaması, yerlerin temizliği, personel duşları, içme suyu, kumaş boyama prosesi, buhar kazanı, soğutma suyu, laboratuvar distile cihazı gibi değişik cihaz ve sistemler için birbirinden farklı su kaliteleri gerekir. Bu işletmede istenen en saf su, genellikle laboratuvarın ihtiyacı olan sudur. Laboratuvarın ihtiyacı gözönüne alınarak bütün suların bu saflıkta hazırlanması hiç de ekonomik bir çözüm değildir. Yukarıda adı geçen sekiz kullanım noktası için sekiz ayrı kalitede su hazırlamak da işletmecilik açısından hiç pratik değildir. Dolayısıyla her işletmenin, elindeki ham su kalitesine ve kullanım yerlerine göre bir su hazırlama sistemi projesi hazırlamak en uygun çözümdür.

     

    İşte bu noktada proses suyu tekniğinin ve tecrübesinin önemi ortaya çıkıyor. İşletmenin ham su analizi ve proseslerde istenen suların kriterleri bilindiğinde, bugünkü teknolojileri kullanarak, bu işletmeye uygun proses suyu hazırlamak için öncelikle bir “akım şeması” oluşturmak doğru olur. Tecrübeli işleticiler ile işbirliği yapılarak akım şeması oluşturulduğunda, çok daha verimli ve işletimi daha kolay bir proje ortaya çıkar. Çünkü işletici, kendi işletmesinin hangi mevsimlerde, hangi şartlarda çalıştığını iyi bilir; işletmenin su hazırlamadan sorumlu grubunun bilgi seviyesi hakkında fikri vardır, işletmenin su kalitesi toleransları hakkında tecrübelidir.

     

    “Proses suyu” ile ilgili konuları aşağıda özetleyeceğiz…

     

    1. Kuyu suları

     

    Ülkemizdeki işletmelerin çoğu su ihtiyacını kuyulardan temin etmeye çalışır. Oysa her tesisin arazisi altında yeterli yeraltı suyu bulunmayabilir veya bulunsa dahi bu su çok kötü karakterli olabilir. Ayrıca, tekniğe uyulmadan açılan kuyular kısa zamanda çökebilir veya çokça kum getirebilir. Yer üstünden yeraltına sızan kirli ve gübreli sular ile kuyu sularının kirlenme riski de çok yüksektir. Örneğin, zirai bitkiler için kullanılan üre ve amonyak içeren suni gübreler genelde yağmur suları ile kuyu sularına sızar ve belli mevsimlerde kuyu sularındaki amonyak (NH4) seviyesi çok yükselir; bunun sonucunda işletmede istenmeyen olaylar olur, hatta bu suyu içen görevlilerin zehirlenip hastaneye kaldırıldığı olaylara şahit olduk.

     

    Kuyunun en iyi tekniklerle açılması, bu kuyunun sağlıklı olacağı anlamına gelmez. Bir kuyudan, yeraltı suyunun besleme debisi üzerinde su çekilmesi ile kuyu suyu kalitesi bozulabilir: yeraltında değişecek olan basınç dengeleri dolayısıyla istenmeyen yönlerden kuyuya sular gelebilir, sular kirlenir veya tuzlanır. Kuyunun bulunduğu bölgede yapılacak hafriyat gibi zemin oynamaları ve depremler nedeniyle de kuyuya yer üstünden istenmeyen suların karışması ve dolayısıyla kuyunun kirlenmesi mümkündür. Uzun zaman kullanılmayan kuyuların bazılarında kuyunun verimi düşer. Kuyuların sağlıklı işletilmesi de kuyunun iyi açılması kadar önemli bir husustur.

     

    2. Su Depoları

     

    Su depoları için iki konuya dikkat edilmesi gerekir:

    – Su depolarına hiçbir yerden ışık girmemelidir; aksi halde depo içinde yosun türü canlılar ve bunlar ile beslenen başka mikroorganizmalar üremeye başlar ve bunlar suyun kalitesini bozar.

    – İşletmenin günlük su ihtiyacına kıyasla su depolarının hacmi büyük olduğunda, bu depolardaki suyun dezenfeksiyonu tam olarak yapılamaz ve depolarda üreyen bakteriler (mikro-organizmalar) önce su hazırlama cihazlarına ve daha sonra üretime zarar verir. Bu sebeple, büyük hacimli depoların dezenfeksiyonu için özel tasarımlar yapılmaktadır.

     

    3. Suların Filtrasyonu

     

    Su filtrasyonu çok geniş ve derin bir konudur. Daha doğrusu, su filtrasyonu bir ilim değil, tecrübe birikimidir. Su filtrasyonu ile ilgili ana fikirler şunlardır:

    – Proses suyu filtrasyonu genelde tek bir filtre cihazı ile yapılamaz, çoğu zaman kademeli filtrasyon gerekir, her işletmeye göre bir filtrasyon sistemi tasarlanır.

    – Çok kaliteli ham su temin eden tesislerin dahi su filtresine ihtiyacı vardır. Çünkü su filtresi “sigorta” görevi yapar, ileride olabilecek risklerden su sistemini ve prosesi korur.

    – Her işletme ve her proses için filtrasyon sistemi tasarlanır. Su filtrasyonunun hangi noktalarda yapılacağı işletmenin türüne göre değişir.

    – Filtreler katıları tutmakla kalmazlar, içlerinde bakteri de üretirler. Bu bakteriler hem filtrenin kendisine, hem de su sistemine ve prosese zarar verir. Bakterilerin ürememesi için tedbirler alınmalıdır.

     

    4. Suların Dezenfeksiyonu

     

    Her işletmede proses gereği veya personelin korunması maksadıyla “Su Dezenfeksiyonu” gerekir. Dezenfeksiyon, su içinde bulunan, insana veya prosese zararlı canlıların (mikropların) alınması veya yok edilmesi işlemidir. Dezenfeksiyonun önemi ve uygulama şekli her işletmeye göre değişir. Bugün dünyada dezenfeksiyon maksadıyla birçok yöntem kullanılmaktadır. Her yöntemin işletme açısından iyi ve kötü tarafları tartışılmalı ve buna göre en uygun yöntem seçilmelidir.

     

    5. Su Sisteminde Kireçlenmenin/Kristal Oluşumunun Önlenmesi

     

    Tesislerdeki “su” sorunlarından biri de su sistemimde katı kristallerin oluşmasıdır. Genelde “kireç” veya “kireçlenme” olarak adlandırılan bu olay, her zaman suyun sertliği ile, yani suda bulunan Kalsiyum ve Manyezyum mineralleri sebebiyle oluşmaz. Bazı sularda yüksek oranda Silikat (SiO2) iyonu bulunur ve bunlar buhar kazanı, soğutma sistemi gibi yerlerde aynı kireç gibi kristal oluşturur.

     

    Soğutma kulesi bulunan sistemlerde, kule fanlarının ortamdan çektiği havanın içindeki katıların soğutma suyuna girmesi sonucu da soğutma suyu sisteminde katı tabakalar oluşur. Bu olay için çoğu zaman sudaki “kireç” suçlanır, oysa havadan gelip soğutma suyuna giren katıların miktarı, suda bulunan kireç miktarından kat kat fazladır. Havadan soğutma suyuna karışan katıların sudan alınması için soğutma suyunu filtreleyen ve kulelerin yanına yerleştirilen otomatik yıkamalı filtreleri öneriyoruz.

     

    Su sistemlerinde oluşan “Kireçlenme”nin sebebi hakikaten suyun sertliği ise, kireçlenmeye karşı mücadelede etkili olan bugünkü yöntemlerin başında su yumuşatma cihazı gelir. Ayrıca, suda bulunan Kalsiyum mineralinin su sisteminde “CaCO3” kristali oluşumunu fiziksel olarak önleyen frekans jeneratörü de, kullanılan etkili yöntemlerden biridir.

     

    6. Suyun Kimyasal Kalitesinin İyileştirilmesi

     

    Birçok işletmede çözünmüş mineraller içeren suyun içindeki minerallerin azaltılması, yani suyun saflaştırılması istenir.

     

    Sudaki minerallerden suyun arındırılması iki yöntemle yapılabilir: Reçineli “Demineralize” cihazları ve “Mambran” teknikleri (Ters Ozmoz ve EDI cihazları). Her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajı vardır. Ancak, istatistik bilgilere göre son yıllarda mambran yöntemi kullanımı, reçineli yöntemine göre artmaktadır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Karapınar Proje Çevre Mühendisi İş İlanı
Sonraki Yazı:Vadi Mühendislik Çevre Mühendisi İş İlanı

Yorumlar

Bu yazıya 1 yorum yapılmış.

  1. Azmican

    Gerçekten çok faydalı bir anlatım olmuş teşekkürler.

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.