İklim Değişikliğinin Tarım Üzerine Etkisi

Türkiye, Akdeniz Havzasında yer alması nedeniyle, iklim değişikliğinden olumsuz olarak etkilenecek ülkelerden birisidir. Yapılan çalışmalarda Türkiye’nin yakın gelecekte daha sıcak ve kurak, yağış miktarı ve şiddeti açısından da daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacağı ifade edilmektedir.

 

İklim değişikliği hidrolojik döngüyü ve sistemleri değiştirerek su kaynaklarını miktar ve kalite yönünden etkiler. Su kaynakları ile ilgili iklim değişikliğinin en önemli sonuçları; sıcaklıkların artmasına bağlı olarak su kayıplarının (buharlaşma ve terlemenin) değişmesi, yağış desen ve kar örtüsünde kaymalar, taşkın ve kuraklık olaylarının sıklığında artışlardır. Bu değişiklikler sonucunda suyun hayati öneme sahip olduğu başta içme, kullanma ve tarımsal üretim dahil olmak üzere, enerji, sağlık, turizm, ulaşım, taşkın ve kuraklık olayları ile ekosistem bütünlüğü üzerinde olumsuz etkiler yaşanabilecektir.

 

İklim değişikliği sonucunda su kaynaklarındaki azalma, suyun yaklaşık %73’ünün kullanıldığı tarımsal sulamayı olumsuz olarak etkileyecektir. Türkiye’de tarım, sosyo-ekonomik açıdan en öncelikli sektördür ve ülke nüfusunun ihtiyaç duyduğu gıda temininde baskın konumdadır. İklim değişikliğinden kaynaklanan etkilerle; tarımda su mevcudiyetinin azalması, su kalitesinin bozulması, biyolojik çeşitliliğin ve ekosistem hizmetlerinin korunamaması, dolayısıyla tarım ekosisteminin bozulması, sürdürülebilir tarımsal üretim desenlerinin değişmesi, meraların bozulması, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum konusunda kapasitelerinin yetersizliği gibi koşullar sonuçta gıda güvenliğini tehlikeye sokmaktadır.

 

İklim Değişikliğinin Tarımsal Üretime Etkisi

Dünyada 2,3 milyar kişinin yaşadığı yaklaşık 100 ülkede, kurak alanlar %40’tan fazladır. Bu durum dünyadaki ekili alanların %44’üne karşılık gelmektedir. İklim değişikliğinin tarımsal üretime etkisi konusunda yapılan çalışmaların büyük çoğunluğunda, şu anda kuru tarım yapılan ve hububat yetiştirilen alanların kuzeye doğru kayacağı tahmin edilmektedir. Verimle ilgili olan çalışmalarda da ürün verimlerde %10’lardan %50’lere kadar azalmalar beklenmektedir. Yapılacak uyum çalışmalarıyla bu azalışların kısmen azaltılabileceği belirtilmektedir.

 

Çeşitli projeksiyonlara göre iklim değişikliği ile birlikte tarımsal üretimde dünyada bazı bölgelerde artış bazı bölgelerde azalışlar beklenmektedir. CO2 artışının olumlu etkisi dikkate alınmayarak, iklim değişikliği sebebiyle 2003 ve 2080 yılları arasında tarımsal üretimdeki değişime ilişkin yapılan projeksiyonda Türkiye’nin tarımsal üretiminde %15 ile %25 arasında azalış olacağı öngörülmektedir.

 

İklim Değişikliğinin Tarımsal Su Yönetimine Etkisi

Tarımın doğaya ve iklim koşullarına bağlı olarak sürdürülen bir faaliyet olması sebebiyle iklim değişikliğinin tarım üzerine etkisinin diğer sektörlerden daha fazla olacağı beklenmektedir. Öngörülen iklim değişikliği direk olarak su kaynaklarını, sulama ihtiyacını, ürün yetiştirme şartlarını, ürün verimliliğini, ürün dağılımını, tarım zararlıları ve hastalıklarını, hayvancılık yetiştirme şartlarını etkileyecektir. Bu etkiler arazi kullanım şekillerinin değişmesine sebep olacak ve ekonomi genelinde etkileri görülecektir.

 

Bölgesel olarak yoğunluğu ve önemi değişen tarım sektörünü etkileyen 5 ana iklim faktörü;

  • Sıcaklık artışı,
  • Yağış paterni (yağmur ve kar),
  • Aşırı hava olaylarının (taşkın, kuraklık) etkisi,
  • Deniz seviyesindeki artış
  • Atmosferdeki karbondioksit (CO2) içeriğidir.

Artan sıcaklık ürün gelişimini sınırlayan bir unsur olup tarımsal verimliliğin düşmesine sebep olmaktadır (genel sıcaklık eğilimi kadar günlük sıcaklık dalgalanmaları da çok önemlidir). Sıcaklık artışıyla birlikte yıllık ve mevsimlik yağışların azaldığı bölgelerde kullanılabilecek su miktarında ve toprak neminde azalma olacaktır. Bu durum suya olan talebi (bitki su ihtiyacı) olumsuz olarak etkileyecek ve ürün veriminde düşüşe neden olacaktır. Yağışlardaki azalma sulu tarımı etkileyeceğinden dolayı ekilen alanlarda bir azalma görülebilecektir. Bu durum iklim değişkenliğinin çok yüksek olduğu bölgelerde (Akdeniz Bölgesi, Güney Afrika) daha da şiddetlenecektir.

 

Kar kütlesinde azalma, kış yağışlarının daha erken erimesi, pik akımların kaymasına sebep olacağından suya en çok ihtiyaç duyulan yaz döneminde susuz kalınmasına sebep olacaktır. Artan sıcaklık sonucunda genellikle evapotranspirasyon kayıplarında da artış görülebilecektir. Bununla birlikte deniz seviyesindeki artış, fırtına dalgalanmaları ve hassas tatlısu akiferlerine tuzlu su girişi, alçak konumlu kıyı alanlarının ve tarım alanlarının su altında kalmasına ve zarar görmesine sebep olabilecektir.

 

Ekilen alanların azalması, ürün veriminde düşüş gibi etkenlerden dolayı gıda üretiminde düşüş yaşanacak bu da gıda güvenliğini tehdit edecektir. Sıcaklık ve yağış düzeninin değişimine bağlı olarak rekoltenin etkilenmesi ile birlikte tarımsal zararlıların yayılım alanları ve türlerinde de artışlar söz konusu olabilecektir.

 

Tarım Sektöründe Uyum

 

İklim değişikliğine uyum toplumların ve ekosistemlerin, değişen iklim şartları ile baş edebilmelerine yardımcı olmak için gerçekleştirilen eylemler ve alınan önlemlerdir.

 

Uyum seçenekleri daha detaylı irdelendiğinde uyumun “stratejik”, “sistem” ve “tarla” düzeyinde olduğu görülmektedir.

 

Stratejik uyum politikaları: Ulusal bakış açısı ve zorunluluklar sebebiyle tarım konusunda ulusal düzeyde oluşturulan uyum politikalarıdır.

 

Sistem düzeyinde uyum: Sulama şebekelerinin yanı sıra su toplama havzaları ve yeraltısuyu bölgeleri birlikte ele alınır. Bu kapsamda uyum aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak gerçekleşir;

 
❖Altyapı sistemlerinin ve onlarla ilişkili hizmetlerin etkin bir şekilde yönetilmesi

  • Sulama sistemleri;
  • Yeraltısuyu bölgeleri;
  • Baraj ve depolamalar

❖ Maliyet etkin gerçek su tasarrufunun sağlanması
❖ Verim artırmaları ve su tasarrufu konusunda çiftçiye destek sağlanması
❖ Kuraklık için erken uyarı sisteminin kurulması ve geliştirilmiş depolama yönetimi ve sulama planlaması yapılarak kuraklık döngülerinin yönetilmesi
❖ İkincil etkilerin yönetilmesi

  • Tuzluluk ve drenaj;
  • Taşkın yönetimi: erken uyarı ve önleme;
  • Doğal ekosistemlerin korunması;

Tarla düzeyinde uyum: Yüksek sıcaklıklar ve su teminindeki değişikliğe karşılık su verimini ve buna karşılık ürün verimini artıracak teknolojilerin uygulanması ve yönetimi ile ilgilidir. Tarla düzeyinde uyum ile güvenilir gıda ve beslenme düzeyinin karşılanması, daha fazla üretim ve daha fazla gelir elde edilmesi, mümkün olduğu koşullarda sera gazının azaltılması sağlanır. Burada çiftçilerin davranışları önem taşımaktadır.

 

Bireysel çiftçilerin iklim değişikliğine uyum seçenekleri: İklim değiştikçe gıda üreticilerinin daha önceden tecrübe etmiş oldukları hava koşullarında değişiklik olacaktır. Bireysel çiftçilerin de kendi imkan ve şartları çerçevesinde iklim değişikliğine uyum sağlayabilmek için çeşitli önlemler almaları gerekmektedir. Bu önlemlerden
bazıları aşağıda sıralanmıştır.

 

  1. Farklı tür veya cinsten bitkilerin yetiştirilmesi,
  2. Büyük hava değişkenliği karşısında ürün çeşitliliğinin artırılması. Esnekliği artırmak için hayvancılık ve/veya su ürünlerinin de dahil edildiği entegre sistemlerin kurulması,
  3. Yılın farklı zamanlarında bitkilerin ekilmesi,
  4. Sulama alışkanlıklarının değiştirilmesi,
  5. Agronomik uygulamaların değiştirilmesi: Toprak sürme teknikleriyle su kayıpları azaltılabilir, gübrelerin ve kompostların kullanılması ile ve diğer arazi kullanım teknikleriyle topraktaki organik madde miktarı artırılabilir ve böylece suyun tutulması iyileştirilebilir.
  6. Aşırı hava olaylarının oluş sıklığının artması durumuna hazırlıklı olunması, mümkünse aşırı hava olaylarına karşı sigorta yapılması,
  7. Haşere, ot ve hastalık yönetim stratejilerinde uyum seçeneklerinin oluşturulması, 8. Hasat sonrası uygulamalarının değiştirilmesi; örneğin hangi tahılın ne ölçüde kurutulmaya ihtiyaç duyulduğu ve hasattan sonra ürünlerin nasıl saklanacağı gibi.
  8. Yeni hava şartlarının tarım işçilerinin sağlık ve refahı üzerine etkilerinin göz önünde bulundurulması,
  9. Toplum tabanlı uyumun geliştirilmesi amacıyla gıda üreticilerinin edindikleri tecrübe ve deneyimleri diğerleri ile paylaşmalarının teşvik edilmesi.

 
KAYNAKLAR
[-] Özdemir A.D., Demirel Yazıcı D., Tahmiscioğlu M.S., “İklim Değişikliğinin Gıda Güvenliği Bağlamında Tarımsal
Sulamaya Etkisi ve Alınabilecek Uyum Tedbirleri”, 3. Ulusal Sulama Sempozyumu, UNCCD-COP12, Ankara, 15-16 Ekim 2015.
[-] ÇŞB, Türkiye’de İklim Değişikliğinin Tarım ve Gıda Güvencesine Etkileri, Türkiye’nin İklim Değişikliği II. Ulusal Bildiriminin Hazırlanması Projesi Yayını, Ankara, 2012.
[-] Cline, W. R., Global Warming and Agriculture, Finance & Development, IMF, March 2008, Volume 45 Number 1.
[-] FAO, Climate Change Water and Food Security, Italy, 2011.
[-] HLPE, Food Security and Climate Change, A report by the High Level Panel of Experts on Food Security and Nutrition of the Committee on World Food Security, Rome 2012.

Admin

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir