• Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında ilan etmesinden bu yana, her yıl 22 Mart Dünya Su Günü olarak kutlanır. Amaç, dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasını teşvik etmek. Artan su krizi, sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir olgu olarak vurgulanıyor.

     

    UNICEF’ten yapılan açıklamaya göre, içme suyuna erişimin sağlanması Binyıl Kalkınma Hedefleri kapsamında elde edilen en büyük başarılardan biri olarak görülüyor, ancak dünyadaki 748 milyon insanın bu temel hizmete erişimi güçlükle sağlanıyor.

     

    UNICEF’in küresel su, sanitasyon ve hijyen programlarını yöneten ilgililer, tüm olanaksızlıklara rağmen, içme suyuna erişim konusunda 1990 yılından bu yana çok büyük ilerlemeler kaydedildiğini, ancak gelinen noktanın yeterli olmadığını belirtiyor. Su en temel yaşam kaynağı olmasına rağmen bugün bir milyar insanın dörtte üçlük bölümü bu en temel insan hakkından mahrum ve bu haktan mahrum olanların çoğunluğunu da yoksul ve dezavantajlı gruplara mensup bireyler oluşturuyor.

     

    UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre iyileştirilmiş içme suyu imkânlarından yoksun küresel nüfusun hemen hemen üçte biri 10 ülkede yaşıyor: Çin (108 milyon), Hindistan (99 milyon), Nijerya (63 milyon), Etiyopya (43 milyon), Endonezya (39 milyon), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (37 milyon), Bangladeş (26 milyon), Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti (22 milyon), Kenya (16 milyon) ve Pakistan (16 milyon)

     

    1990’da suya erişim oranı en düşük bölge olan Sahraaltı Afrikası’nda 2000 yılından bu yana her gün yaklaşık 50.000 kişi içme suyuna kavuşuyor. Yine de, dünyada suya erişimi olmayan her 5 kişiden 2’si, yani 325 milyon kişi halen bu bölgede yaşıyor.

     

    Durumun en vahim olduğu bölgelerden bir diğeri de 1990’dan bu yana çok az ilerleme kaydedilen Okyanusya. Ayrıca temiz suya erişimi olmayan nüfusun önemli bir bölümü de Çin’de (112 milyon kişi) ve Hindistan’da (92 milyon kişi) yaşıyor.

     

    Hükümetler ve paydaşlarıyla işbirliği içinde çalışmalarını sürdüren UNICEF bu alanda ilerleme kaydedilmesine yönelik çözümler bulunması için çaba sarf ediyor. Örneğin Bangladeş’te yeni bir uygulama başlatıldı. Toplanan yağmur sularının su seviyesi düşük akiferlere pompalandığı bu uygulama sayesinde, kullandıkları yeraltı suları aşırı tuzlanmış olan yaklaşık 1 milyon kişinin su güvenliği sağlandı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde “sağlıklı köyler” modeli ile yarım milyardan fazla insanın içme ve kullanma sularında iyileşme sağlanırken, 229 okulda su, temizlik ve hijyen olanakları tesis edildi.

     

    1990 yılından bu yana yaklaşık 2,3 milyar insan daha iyi içme suyu kaynaklarına kavuştu. Yani 2015’e kadar dünyada suya erişimi olmayan kişi sayısının yarıya indirilmesine ilişkin Binyıl Kalkınma Hedefi’ne beklenenden beş yıl erken ulaşıldı. Ancak kaydedilen ilerlemeye rağmen, bu alandaki eşitsizlikler henüz giderilebilmiş değil. Dünyanın çeşitli yerlerinde temiz içme suyuna erişimi olmayan 748 milyon kişinin %90’ı, kırsal kesimlerde yaşayanlar ve kendi ülkelerinde kaydedilen ilerlemenin gerisinde kalanlardan oluşuyor.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Havuz Sularının Dezenfeksiyonu
Sonraki Yazı:Tezcan Çevre Mühendisi İş İlanı

Benzer Yazılar

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.