• Bir yerleşimi eko-şehir yapan, tüketilen enerji ve suyu, yiyeceklerin geldiği mesafeyi, arabaya duyulan ihtiyacı… hepsini birden azaltmaktır.

     

    Sürdürülebilirlik
    Bir şehrin sürdürülebilir olup olmadığına karar vermenin yollarından biri karbon nötr olup olmadığını sorgulamaktır. Karbon nötr bir eko-şehir, karbon salınımlarını dengeler; örneğin fosil yakıtların yakılmasına karşılık ağaç dikilerek karbon tutulması sağlanır. Bir diğer yol, şehir sakinlerinin hayat tarzlarının ne kadar arazi ve su gerektirdiğini hesaplamak için ekolojik ayak izlerine bakmaktır. İngiltere’de ortalama ayak izi 5 hektarın biraz üstündedir; Türkiye’de ise 2,2 hektar civarındadır. Fakat yeryüzünün biyokapasitesini diğer 7 milyar insanla eşit olarak paylaşacaksak her kişiye 1,8 hektar düşmektedir. Bu nedenle bir eko-şehir 1,8 hektar veya daha aşağısını hedefler. Ancak, geniş hedefler koyan bu iki yaklaşım da nasıl başaracağımızı söylemez.

     

    Dirençlilik
    Şehirleri değerlendirmede dirençlilik daha iyi bir standarttır. Dirençlilik, gelecek bir zamanda vuku bulacak olanı kabul etmek ve bugünden planlamaktır. Örneğin karbonsuz bir şehir, belki yürüyüş ve bisiklet yollarıyla tamamıyla yayalaştırılmıştır veya ulaşım sıfır emisyonlu arabalarla sağlanmıştır. Fakat enerji krizi dayandığında sıfır emisyon da olsa arabalar duracak, sadece dirençli yaya şehri eskisi gibi devam edecektir.

     

    Dirençlilik, sıfır emisyonlu arabalar için yenilenebilir kaynaklara da bağımlı olamayacağımızı gösterir. Rüzgar ve güneş enerjisi sadece belli bir zaman enerji sağlarken, biyoyakıtlar çok büyük arazilere ihtiyaç duyar ve tarımı tehdit eder. Öyleyse ilk adım, mümkün olduğu kadar “azaltmak” tır; bir yerleşimi eko-şehir yapan, tüketilen enerji ve suyu, yiyeceklerin geldiği mesafeyi, arabaya duyulan ihtiyacı… hepsini birden azaltmaktır.

     

    Enerji Etkin Binalar
    Bir eko-binanın en önemli özelliği çatıdaki güneş panelleri ve rüzgar türbinleri değil, yalıtımıdır. Yüksek seviyede yalıtım, binaları kışın sıcak yazın serin tutar, böylece ısıtma ve soğutma için çok daha az enerji gerekir. Bitişik nizam evler ve apartmanlar ayrık nizam olanlara göre, yan cepheleri ve zemini komşularıyla paylaşarak, daha az ısıtma ve soğutmaya ihtiyaç duyar. Binaların enerji etkinliğini artırmak için, mümkün olan en verimli ampullerin, aletlerin ve kalorifer kazanlarının kullanılması gerekir. Pencerelerin açılmasından, rüzgar veya baca etkisiyle çalışan duvar ve çatı menfezlerine kadar çeşitli doğal havalandırma yöntemleri, mümkün olan her yerde enerji arsızı klimaların yerini almalıdır.

     

    Su Tasarrufu
    Eko-binalar içme suyunu tasarruflu kullanmalıdır. Çamaşır makineleri, duş başlıkları vb. azami ölçüde su verimli olmalı ve tuvaletlerde ihtiyaca göre su kullanımıma imkan tanıyan sifonlar bulunmalıdır. Yağmur suyu ve banyodan, duştan, lavabodan vb. kaynaklanan “gri su”, yeterli filtrasyonla bahçe sulamada ve sifonlarda kullanılabilir. Bunları yapmak başlangıçta maliyet getirebilir fakat daha sonra tasarruf sağlar.

     

    Sanal Enerjisi Az Olan Malzemeler
    Sanal enerji (Gömülü enerji), Bir üründeki hammaddenin çıkarılması, ulaştırılması ve işlenmesi, daha sonra da bileşenlerin üretimi ve ürünün montajında harcanan direkt ve in-direkt enerjidir. Her aşamada tüketilen enerji net bir şekilde tanımlanabilir ve ölçülebilir. Pratik olan her yerde, dayanıklılıktan feragat etmemek kaydıyla, yerel ve üretim süreci basit, en az sanal enerji içeren yapı malzemeleri kullanılmalıdır.

     

    Uygun Oryantasyon
    Güneye bakan bina cephelerini azami seviyeye çıkarmak doğal ışığı arttırır ve kışın ısıtmada tasarruf sağlar. Yüksek termal kütleli zemin ve özellikle iç mekan duvarları gündüz güneşi emer ve gece binaya verirler. Fakat yazın fazla ısıyı önlemek gerekir. Güneşe karşı gölge sağlamanın zor olduğu batı cepheleri asgariye indirilmelidir. Serinlik ihtiyacını azaltmada menfezler, panjurlar ve kışın yaprak döken bitkiler kullanılabilir.

     

    Mikrojenerasyon
    Yenilenebilir mikrojenerasyon hâlâ kendini ispatlayabilmiş değildir. Gerçekten de, iyi konumlandırılmamış mikro rüzgar türbinlerinin üretimi ve kurulumu, rüzgardan üretebilecekleri toplam enerjiden çok daha fazla enerji sarfı gerektirebilir. Dikey eksenli rüzgar türbinleri ve ince-film güneş pilleri gelecek için ümit vadetse de, elektrik ihtiyacımızın küçük bir yüzdesini sağlar. Ayrıca başka yerlerde harcanması çok daha iyi olacak paraya mal olur. Mikrojenerasyon yerine büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım tavsiye edilmektedir. Ancak büyük ölçekli biyoyakıt elde etmek amacıyla değerli tarım arazilerini kullanmak ve doğal eko-sistemleri yok etmek akla hiç uygun değildir. Daha biyoyakıtları faydalı olabilecek ölçekte kullanmaya fırsat bulamadan küresel yiyecek kıtlığını yaşadık.

     

    Sürdürülebilir Çiftçilik
    Yiyecek maddelerini binlerce kilometre uzaktan taşımak hem enerji israfına yol açmakta hem de kirlilik yaratmaktadır. Sebze-meyve gibi yiyecekler mümkün olduğu kadar eko-şehirlerin çevresindeki kırsal bölgelerde yetiştirilmelidir. Yerel çiftçilik eko-şehirleri dirençli kılar. iklim değişikliği ekinleri tahrip etmeye başladığında, ülkeler önce kendilerini besleyip, sadece arta kalan yiyecekleri ihraç edeceklerdir. Petrol fiyatları arttıkça uzun mesafelere yiyecek taşıma maliyeti de artacaktır. Gelecekte yiyecek ithalatına şimdi olduğu gibi güvenemeyeceğiz.

     

    Büyük çaplı tarım işletmeciliğinden vazgeçmeliyiz. Farklı bitkilerin yetiştirildiği, bitki ekimi ve hayvancılığın dönüşümlü ve eşleştirerek yapıldığı daha küçük ve çeşitliliğe sahip çiftliklerde, tek bir ürünün ekildiği devasa alanlara göre metrekare başına daha fazla ürün elde edilir. Küçük konteyner bahçelerinden yeşil çatılara, toprak yerine suda yetişen hidroponik bitkilere kadar farklı yiyecek üretimi imkanları vardır. Çiftlik atığından, çöpünden ve lağımından enerji elde edilebilir.

     

    Biyoçeşitlilik
    Eko-şehrin etrafındaki kırsal alanın tamamı çiftçilik için kullanılmaz. Şehir daha yoğun inşa edilerek ve çiftlik arazilerinin daha etkin kullanımı sağlanarak etrafında yaban hayata daha fazla alan bırakılabilir. Yaban hayatın şehirlerin içine yayılışını teşvik etmeliyiz. Bitkiler ve ağaçlar avlularda, caddelerde ve çatılarda, her yerde olmalıdır. Eko-şehirler yeşil şehirlerdir.

     

    Nüfus Yoğunluğu
    Eko-şehir tasarımında nüfus yoğunluğu çok önemlidir. Daha fazla insanın daha yakın yaşaması, ulaşım yöntemi olarak yürümenin, bisikletin ve toplu taşımanın tercih edilmesini, caddelerin daha canlı ve hareketli olmasını sağlar, evlere yakın farklı mağazalar ve hizmetlerin varlığını destekler, çevrede daha çok kırsal alan kalmasını sağlar.

     

    Bitişik Nizam Evler
    Evler eko-şehir arazisinin % 70’inden fazlasını kaplar. Yüksek apartmanlar olmadan yoğunluk sağlanır. Ev yoğunluğu artmadan yürünebilir, kompakt bir eko-şehir gerçekleştirilemez. Bitişik nizam evler sadece yerden tasarruf sağlamaz, ayrıca bitişik duvarlarıyla çevreye daha az ısı yayar ve daha fazla enerji tasarrufu sağlar. Kaliteli mimari ve binalar arası gelişmiş ses yalıtımı bu evleri cazip kılar. Çoğu kişi için bitişik nizam, ortalama 2,5 katlı, bahçeli evler idealdir.

     
    ekolojik-sehir
     

    Yarı Müstakil Evler
    Orta yoğunluklu yerleşimlerde bitişik nizam evler şart değildir. Bisikletliler yaya yollarına kestirme geçerek yarı müstakil evlerin arka bahçelerinden faydalanır. Ancak, bu arka bahçeler daha küçük olur ve daha önemlisi, ara duvar sayısı bitişik nizam evlerin iki katı olduğundan enerji verimlilikleri daha azdır.

     

    Araba Kullanımına Kapalı Semt Merkezleri
    Eko-şehir çok işlevli semt merkezleri etrafında inşa edilir. Bu merkezler araba kullanımına kapalıdır ve yerel alışverişi her evden 5 dakikalık bir yürüme mesafesi içinde gerçekleştirebilmeyi sağlar. Birçok faaliyetin yer aldığı semt merkezleri 4 katlı bloklarla daha yoğun yerlerdir. Merkezde blok yüksekliği 6 kata kadar çıkabilir. Her bir apartman bloğu, sakinlerine yeşil alan sağlayan bir avlu etrafında, mağaza ve işyerlerinin üstüne inşa edilir. Okullar da 4 katlı bloklar şeklindedir. Eko-şehirlerin klon şehirler olmasını engellemeliyiz; ana caddeler birbirine benzer zincir mağazalar ile dolu olmamalı, özgün olmalıdır. Küçük işletmeler teşvik edilmelidir.

     

    Karma Kullanım
    Semt merkezinde mağazalar ve iş yerleri apartmanların altında yapılmalıdır. Okullar ve temiz endüstri bölgeleri evler ile iç içe olmalıdır. Karma kullanım, şehrin bütün bölgelerinin 24 saat faal olmasını sağlar; merkezlerin geceleri hayalet şehirlere dönmesini engellemek önemlidir.

     

    Temiz Endüstri
    Temiz endüstri bölgesi şehri çevreleyen bir yol içinde yer alır. Bu düzen kamyonları evlerin arkasındaki sessiz caddelerden uzak tutar ve konut alanlarına ait caddelerin sonu ile ağır trafiğe sahip çevre yolu arasında tampon görevi görür. Temiz endüstri bölgeleri semt merkezleri ile aynı yoğunlukta inşa edilir, fakat bu bölgelerde gün ışığı daha az önem taşır, binalar 2-3 kat yeterli olacak şekilde daha geniş yapılabilir. Bir eko-şehir mümkünse bütün sakinlerine iş imkanı temin etmelidir.

     

    Yavaş Yollar
    Eko-şehirde ana yollar yaya yollarıdır. Araçlara kapalı bu yollar yürümeyi ve bisiklet kullanmayı güvenli ve keyifli kılar. Yaya yolları semt merkezlerinden çevreye doğru yayılarak yolculukların mümkün olduğu kadar doğrudan yapılmasını sağlar. Eko-şehirde yollar sürücülerin yolculuk süresini kısaltmaktan çok yayaların keyfini bozmamak üzere planlanmıştır. Yaya yolları, yaya bölgeleri dışındaki caddeler ne kadar tıkalı olursa olsun etkilenmez. Her ev bir yaya yoluna cephelidir. Yaya yollarının caddeleri kestiği noktalarda zebra geçitler yayalara öncelik tanır, böylece caddeler değil, yaya yolları süreklilik kazanır. Ambulans ve itfaiye araçlarının zebra geçitlerde durma zorunluluğu olmamasından dolayı acil durumlara hızlı cevap verilir. Teslimatlar ve atık toplama, yayaları asgari düzeyde etkileyecek şekilde gerçekleştirilir. Bisikletlerini arka bahçelerinde tutan bisikletliler de, en azından yolculuklarının başlangıcında yolları kullanabilir. Bir uçtan diğerine 1500 metre olan bir şehirde merkez 10 dakikalık yürüyüş mesafesindedir. Her yere araçla gitmeyi tercih eden kişiler dahi bu mesafeyi yürümeye kısa sürede alışır. Yayaların arasına karışabilecek kadar düşük hızda giden bir bisikletle şehir 8 dakikada geçilebilir. İhtiyaç duyanlar için kapıdan kapıya hizmet veren bisiklet-taksiler şehir içi taşımacılıkta en iyi seçenektir ve klasik taksilerin yerine kullanılabilir.

     

    Yaşanabilir Sokaklar
    Eko-şehrin sokakları araba hakimiyeti altında değildir; onların yaratacağı kirlilik, gürültü ve tehlike yoktur. Çocukların oyununa, arkadaşların sohbetine, yeni komşuların tanışmasına uygun sosyal alanlardır. Bogota’nın eski belediye başkanı Enrique Penalosa’nın deyişiyle, bir şehir trafiğin serbestçe aktığı zaman değil, bir çocuğun özgürce üç tekerlikli bisikletle her yere kolaylıkla ve güvenle hareket ettiği zaman daha uygardır. Bu, çocuklar için geçerliyse herkes için geçerlidir.

     

    “VVoonerf” Ev Bölgesi
    Flemenkçe “yaşayan sokak” anlamına gelen VVoonerf, yayalar, bisikletliler ve arabalar tarafından paylaşılan ortak yollardır; yayalar ve bisikletliler önceliğe sahiptir, kavisli caddeler ve sokak mobilyaları arabaların hızını saatte 16 km ile sınırlar. Bu tarz sokaklar önemli bir adımdır, ama sadece kısa mesafeler için işlevseldir. 16 km/saat hızla uzun mesafe araba kullanmak sürücüleri öfkelendirir; arabalar düşük hızlarda çok verimli çalışmadıklarından daha fazla kirlilik yaratırlar. Acil servis hizmetleri aksar. Arabaların sık geçmesi yayaları kenara iter, oynayan çocukları engeller. Yaya yolunun bir şerit yeşillikle caddeden ayrılması yayaları daha güvende hissettirir ve temiz hava sağlar ama araçları hızlı gitmeye cesaretlendirir ve çok alan kaplar.

     

    Bisiklet Önceliği
    Bisikletliler caddedeki arabaların yerini almıştır, yayalar iki taraftaki yaya yolunu kullanır. Arabaların tehlikelerinden uzak, hıza imkan tanıyan bu durum bisikletliler açısından, idealdir ama dar kaldırımlara itilen yayalar açısından iyi değildir. Bisikletler arabalardan çok daha az tehlikeli olsa da sürekli kendinizi kollamak zorunda kalırsınız, zira bisikletliler önceliklidir.

     

    Arka Yolda Park
    Evlerin arkasına saklanmış caddeler, yaya çevreden ödün vermeden oturanların arabalarını arkada bulunan araba yoluna park etmelerini sağlar. Evlerin arkasında bulunan araba yolları sayesinde, arabalar ana yaya yollarından uzakta tutulur. Bu yollar aynı zamanda malzeme taşıma ve çöp toplamaya imkan tanır. Yollarda sadece yüklemek ve boşaltmak için park edilebilir; park alanları araba parkları ile sınırlandırılmıştır. Evlerin önüne park etmek evler çok dar olmadığı zaman makul gözükebilir ama 4-5 metre genişliğinde evlerde arabalar sokağı yine görsel olarak ele geçilir. Ayrıca, araba sahipleri çocuklar topla oynarken itiraz etme eğilimindedir. Evlerin yanlarındaki park yolları sokaktaki görsel etkiyi azaltır, araba sahiplerinin oyun oynayan çocuklarla ilgili gerginliği azalır ama fazla alan işgal ederek şehrin yoğunluğunu azaltır; bitişik nizam evlerin olduğu bir sokağı yarı müstakil evlerin olduğu bir sokağa dönüştürerek ortak duvar sayısını azaltır, evler daha az enerji etkin olurlar. Zemin kat garajları arabaları sokaktan uzaklaştırır ama 6 metreden daha dar evlerde bu gerçekleşmez.

     

    Arabayı Sınırlama
    Eko-şehirde arabaların etkisini en aza indirmek hedeflenmiştir. İdeal eko-şehir, arabasız, tam yayalaştırılmış, araba park etmenin şehrin sınırındaki parklarla sınırlandırıldığı yerdir. Araba paylaşımı uygulamaları şehir sakinlerini önemli miktarda masraf ve zorluktan kurtarırken ihtiyaç duyduklarında bir arabaya erişimlerini mümkün kılar. Bir seçenek, şehrin altıda biri veya üçte birinde bütün yolları ve arabaları kaldırıp bölgeyi tamamıyla arabasızlaştırmaktır. Şehrin etrafındaki çevre yolu yerinde bırakılıp, bütün diğer yolların yerini arka bahçelere geçiş için küçük geçitler ve daha büyük bahçeler alabilir. Bir başka seçenek, araba yollarını iki arabasız yolla kuşatmak olabilir. Ortak yollar araba paylaşımında kullanılan arabaların park etmesi için daha geniş olabilir. Bu uygulamanın birkaç avantajı vardır. Sevkiyat araçlarının, ulaşım ağını terk etmeden, araçlarını yaya yollarından mümkün olduğu kadar uzakta tutarak, her eve 150 metre mesafe içinde kalacak şekilde yük sevk etmelerine imkan tanır. Ayrıca, tamamıyla arabasız bir caddede de yaşasanız, araba paylaşmaya ihtiyaç duyduğunuz zaman sadece 2 dakika yürüyüş mesafesinde olduğunuz anlamına gelir.

     

    Toplu Taşıma
    Toplu taşıma ile küçük eko-şehirleri birbirine bağlayarak daha büyük eko-şehirler inşa edilebilir. Metrolar, yükseltilmiş demir yolları, tek hatlı trenler kasaba ve küçük şehirler için belki çok pahalıdır. Dizel otobüsler yerlerine geçtikleri 50 küsur arabadan daha gürültülü ve kokuludur. Hibrit otobüsler daha iyi olsa da yine de kirletirler. Hidrojen yakıtlı otobüsler büyük enerji israfıdır. Ayrıca, arabaların arkasında trafiğe takılmış, seyrek bir otobüs servisi hiç çekici olmaz.

     

    Geriye hafif raylı sistemler ve troleybüsler kalıyor. İkisinin de kirletmeyen, enerji etkin, sessiz ve yumuşak sürüşleri vardır. Şehir merkezleri troleybüs veya tramvaylarla birbirlerine bağlanır. Elektrikle çalışan nakil hatlarıyla, hem troleybüsler hem tramvaylar yaya alanlarıyla uyumludur. Sık aralıklarla çalışan bu araçlar, duraklarda gecikmeye yol açan taşıt içi ödeme olmadan, trafik ışıklarında beklemek zorunda kalmadan ve trafikle çakışmadan iyi iş görürler. Troleybüsler hafif raylı sistemlere göre daha güvenilirdir. Yedek pillerle donanmışlardır, hatlarından çıkarak bozulmuş araç veya yol çalışması gibi engelleri aşabilirler. Hafif raylı sistemlerde bu yapılamaz. Fakat hafif raylı sistemler daha uzundur ve daha çok yolcu taşırlar. Kasaba ve küçük şehirlerde güvenilirliklerinden ötürü troleybüsler, orta büyüklükteki şehirlerde ise daha yüksek kapasiteli olan hafif raylı sistemler tercih edilmelidir.

     

    Demiryolu Taşımacılığı
    Demiryolu taşımacılığı uzun mesafelerde karayoluna göre çok daha verimlidir. Bir demiryolu kargo terminali (pembe) de ayrıca inşa edilir. Tren istasyonu (mavi) ve yerel otobüs servisi (kırmızı) eko-şehri yakındaki köy, kasaba ve şehirlere bağlar. Oldukça gürültülü ve kötü kokulu olan dizel otobüsler yaya bölgelerinden uzak olmalıdır. Bunun yerine, otobüsler ve trenler evlerin arkasında yer alarak saklı tutulurlar.

     
    Ekolojik Şehir
     

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:EAG Geri Dönüşüm İş İlanı
Sonraki Yazı:Doğaya Dönüş

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.