• Denizler, insan faaliyetlerinden kaynaklanan madde veya atıkların dolaylı ve dolaysız yollarla zararlı etkileriyle hızla kirlenen doğal kaynaklardır. Kanalizasyonlar, sanayi atıkları, deniz araçları, atmosferik taşınımlar, asit yağmurları, tarımsal gübreler ve ilaçlar gibi birçok kaynak denizlerimizi kirletmektedir. Ayrıca deniz kirliliğini, zararlı maddelerin veya atıkların uygun olmayan paketleme ve etiketleme ile taşınması, deniz araçlarının standartlara uygun olmaması, seyir kurallarına göre hareket edilmemesi ve en önemlisi ise; insan hatalarından kaynaklanan kazalar sonucunda atıkların denize dökülmesi ve yayılması etkilemektedir. Deniz taşımacılığından kaynaklı kirlilik iki ana başlık altında toplanır:

     

    a. Boşaltımdan Kaynaklanan Deniz Kirliliği (Kanalizasyon, Yağlı Atık, Çöp, Emisyon, Zehirli Atık, Mikroorganizmalar, Anti-foulling Boyalar)
    b. Kazalardan Kaynaklanan Deniz Kirliliği (Son yıllarda yaşanan önemli deniz kazaları tabloda verilmiştir.)

     

    Yıl Kaza Yayılan Petrol (ton)
    1967 Torrey Canyon 121 000
    1978 Amoco Cadiz 227 000
    1979 Independenta 96 400
    1982 Unirea 66 400
    1994 Nassia 13 000
    1999 Volganeft 1 500
    1999 Erika 20 000
    2002 Prestige 77 000
    2010 Orçun C 125 000
    2016 M/V Lady Tuna 200

     

    Türkiye denizlerinde özellikle Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale Boğazı ile İzmir, İskenderun, Samsun ve Trabzon gibi yoğun deniz trafiğinin yaşandığı kıyı-liman kentleri, petrol atıkları ve diğer atıklar tarafından yüksek oranda deniz kirliliği ile karşı karşıyadır. Deniz trafiğinden kaynaklanan kirlenmenin etkisi, diğer kirlilik parametreleri ile kıyaslandığında % 11 gibi düşük bir oranda görünse de, deşarjlardan kaynaklanan kirlilikle birleştiğinde % 21 gibi önemli bir yüzdeyi oluşturmaktadır.

     

    Yüzyıllardır insanlara hayat kaynağı olan denizler, son yıllarda atık bertaraf alanı olarak kullanılmaktadır. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre dünya denizlerine giren atıklar; doğal kaynaklardan % 8, açık deniz üretiminden % 1, deniz taşımacılığı kaynaklı % 11, atmosfer kaynaklı % 30, taşkın ve kara kökenli deşarjlar % 40, kanunsuz boşaltma (gemilerden ve uçaklardan, karada ve denizde üretilen atıklar) % 10 oranlarında olduğu görülmektedir.

     

    Türkiye’de deniz taşımacılığı yönünden, atık girdi kapsamında Türk Boğazları için her yıl 47 000 gemi geçişi olmakta, gemilerin tehlikeli yük oranı ise % 17 olarak bildirilmektedir. Bu gemiler 140 milyon ton petrol ve ürünü taşımaktadır.

     

    Türkiye’de, sahillerimizin plansız bir biçimde kullanılarak denizlerimizin sıvı ve katı atıklarla kirletilmesi, bu denizlerin kıyılarında yaşayan milyonlarca insan sağlığını tehlikeye atmakta, denizden azami yararlanma imkanlarını azaltmaktadır. Ayrıca, denizlerimizin giderek kirlenmesi, uluslararası arenada Türk denizciliğinin konumunu, Türkiye’de denizcilikten sorumlu kurum ve yetkilileri, geçimini denizlerden sağlayan binlerce kişiyi, deniz turizmini, balıkçılığı ve denizlerimizdeki milyonlarca canlı türünü olumsuz yönde etkilemektedir.

     
    Kaynaklar:
    – 21. Yüzyıla girerken denizciliğimiz – Denizcilik Müstesarlığı (1997)
    – Regulations for the prevention of pollution by garbage from ships – World Maritime University (2006)

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:İnce Su Arıtım Çevre Mühendisi İş İlanı
Sonraki Yazı:Küresel Ortalama Sıcaklık Nasıl Hesaplanır

Yorumlar

Bu yazıya 1 yorum yapılmış.

  1. Zülal

    Independenta kazasını hatırlıyorum. Denizlere çöplük muamelesi yaptığımız yetmezmiş gibi kazalara sebep olup kirliliğin boyutlarını büyütüyoruz.

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.