• Tekstil endüstrisinde çevre bilinci ve çevre dostu üretim anlayışı doksanlı yıllarda Almanya’da Yeşiller Partisi’nin yükselişi, sonra iktidar ortağı olması ile etkinlik kazandı. Tekstil ile ilgili yasal zorunluluklar oluşturuldu. O yıllardan sonra çevre kirletici ön terbiye, boya, baskı, bitim işlemlerini yapan tekstil terbiye işletmeleri önce Balkanlar ve Türkiye’ye, sonra Mısır, Bengaldeş gibi ülkelere doğru kaydı.

     

    Çıkarılan yasa ve yönetmelikler nedeniyle Türkiye’nin en çok tekstil, konfeksiyon ihracatı yaptığı AB ülkelerine mal satamama kaygısı yaşandı. İlk tedbir olarak, akredite analiz enstitülerinden kumaş üzerindeki bazı maddelerin belli sınırlar altında kaldığını gösteren Öko Tex Standart sertifikası alınması yoluna gidildi. Halen organik pamuk üretimi ve kullanımı teşvik edilmektedir. Bakir bir alan olması nedeniyle bu konuda GAP bölgesi ülkemiz için önemli bir avantaj sağlamaktadır.

     

    Çevre dostu üretim

     

    Üç ayağı içermeyen bir üretim tam anlamı ile çevre dostu değildir:

     

    1. Üretim ekolojik olmalıdır: Örneğin tekstilde elyaftan başlayarak tüm üretim adımlarında çevre ve insanın gözetilerek çalışılması, atık hava ve atık suyun arıtılması, atıkların yok edilmesi, gürültünün engellenmesi gibi önlemlerin alınmış olması gerekir. Pamuk elyafı doğal bir üründür ancak daha fazla verim almak için kullanılan çok miktarda suni gübre, pamuk hastalıkları için kullanılan kimyasallar, makine hasadı için kullanılan yaprak dökücü ilaçlar toprağı kirletir. Umur Talu kimya sanayinin devlerinden Henkel’in 1996’da çevre konusunda aldığı tedbirlerle ilgili olarak Milliyet’te şöyle diyordu: “Henkel 120 yıllık bir dev. Bugün sıraladığı çevreye dönük 84 adet uygulamadan sadece 19 tanesini 104 yıla serpiştirmiş. Son 16 yıla 65 tane, en son 5-6 yıla ise 47 tane önlem sıkıştırmak zorunda kalmış. Almanya’daki ana işletmenin bacalarından 10 yıl önce doğaya püskürtülen sülfürdioksit miktarı 3467 ton iken, bugün bu miktar 185 tona kadar indirilmiştir.”

     

    2. İnsana toksik etkileri dikkate alınmalıdır: Tekstil ürününün temas, solunum ve özellikle çocuklar için tükürük ve sindirim yolu ile bedene toksik etkileri olabilecek maddeleri barındırmaması gerekir. Bu kimyasallar daha çok terbiye işlemleri sırasında ürüne nüfuz eder. Kızarıklık ve allerjiden başlayarak birçok yan etki yapabilirler.

     

    3. Atıklar zararsız bir şekilde yok edilmelidir: Yün gibi doğal lifler ömürlerini tamamladığında atıkları çevreye zarar vermez. Poliester, poliamid, akrilik, polietilen, polipropilen vb. tam sentetik liflerden yapılmış tekstil ürünlerinin de zararsız şekilde geri kazanılıp yeniden kullanılması veya yok edilmesi gerekir. Mesela duvardan duvara tam sentetik halılar değiştirilip eskiler toprağa gömüldüğünde en az 200-300 yılda çürüyebiliyor. Bir yol da, özel fırınlarda zararlı emisyon gazları oluşturmadan yakılmalarıdır. Günümüzde yaygın kullanılan ıslak mendiller de sentetik liflerden dokusuz yüzey şeklinde çok ucuza üretildikleri için bolca kullanıp atılmaktadır.

     

    Tekstilde üretim işlemleri

     

    Ön terbiye: Daha çok ürünü sonraki işlemlere hazırlayan arındırma, reaksiyon, ekstraksiyon işlemleridir. Bu işlemler sonucu kumaş üzerinde madde artığı kalmaz. Ancak daha beyaz olması istenen kumaşa, üzerinde kalan ‘optik ağartıcı’ aktarılabilir. Optik ağartıcılar boyarmadde olduğu için bilinçli tüketicilerin optik ağartıcı içeren tekstil kullanmamasında fayda vardır. Optik ağartıcılar UV ışığı altında fosforlu, beyaz bir görünüm verir.

     

    Boya: Normal boya baskı işlemleri ile renklendirmelerde son yıkama işlemleri etkili bir şekilde yapılıyorsa sorun yoktur. Parçalanınca kanserojen arilamin bileşikleri oluşturan boyarmaddelerin kullanımı yasaklanmıştır. Ancak giyerken olmasa da sıcakta kaynatma sonucu bu parçalanma ve bileşikler yine ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle iç giyimde renksiz veya çok açık renk tercih edilmelidir. Çevre açısından önemli bir problem olan ‘akar boya’, moda olduğu için yıllardır üretilmektedir.

     

    Baskı: Özellikle yaz sıcağında gençler tarafından tercih edilen bol baskılı, kabartmalı, sıvalı, yağlı boyalı giysiler mahzurludur.

     

    Bitim: Kumaş üzerinde en fazla kimyasal madde bırakan işlemlerdir. Kumaşa kullanım yerine uygun özellik kazandırmak için uygulanan zımpara, şardon, fırça, pres, enzim yıkama, dekatür, sanfor, kalandır, makas, çarpmalı-yoğurmalı ısıl kurutma gibi mekanik işlemler çevre dostudur ancak kimyasal maddelerle yapılan işlemler olmadan kumaşa yeterli özellik kazandırılamaz.

     

    Yumuşaklık sağlayan maddeler: Kimyasalların başında, kumaşa yumuşak tutum kazandıran yumuşatıcı maddeler gelir. Bunların insan ekolojisi üzerinde olumsuz etkileri bulunmamakla birlikte, yıkamaya dayanıklı olmadıkları için yerinde kullanılmaları gerekir. Evlerde kullanılan katyonik yumuşatıcılar zaten bu yumuşaklığın daha sonra sürdürülmesi için vardır. Daha az yumuşatıcı madde kullanımı için, mekanik işlemlere ağırlık verilmelidir.

     

    İtici (su, yağ, kir) maddeler: Genellikle palto, pardösü, ceket, kaban gibi üst giysilere, şemsiye, yelken bezi, çadır, branda, perde ve döşemelik, yer sergilerine aktarılan, insan ekolojisi açısından sakınca yaratmayan maddelerdir.

     

    Buruşmazlık sağlayan maddeler: Klasik tip ürünlerde kumaş üzerinde açığa çıkan formaldehit miktarı istenen şekilde ayarlanabilen veya hiç formaldehit açığa çıkarmayan maddeler kullanılabilmektedir. Formaldehit eser miktarda da olsa gözleri yaşartıp genzi yakar. Üzerinde büyük tartışmalar yaşanmıştır. Çevre dostu tekstil sertifikasında miktar tespiti yapılan maddelerin başında yer almaktadır.

     

    Güç tutuşurluk sağlayan maddeler: Kullanım miktarları diğer işlemlerle karşılaştırılmayacak derecede fazla olduğundan, belki de en sorunlu maddelerdir. Çoğunlukla perdelik, döşemelik, yer halıları, çadır, branda gibi daha çok yakın temasın olmadığı tekstil ürünlerinde kullanılmakla birlikte, çocuk ve yaşlıların giysilerinde, yatak, yorgan, nevresim gibi ürünlerde de kullanılmaktadır. Bazı insanlar “bu kadar kimyasal madde taşıyan bir tekstili kullanmaktansa yanarak ölürüm” derken, bazıları ise “yatakta dahi sigara keyfimden ödün vermem, her türlü malzemem güç tutuşur özellikte olsun” demektedir.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.

Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Biyosis Çevre Mühendisi İş İlanı
Sonraki Yazı:Yapıların İnsanda Yol Açtığı Hastalıklar

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.