• Çamgiller (Pinaceae) familyasının en önemli üyesi olan Çam (Pinus), kuzey yarıkürede en geniş yayılış alanına sahip olan açık tohumlu (Gymnospermae) bitkidir. Kışın yapraklarını dökmeyen, iğne yapraklı ve kozalaklı ağaçlardır. Genellikle geniş ormanlar oluştururlar. Halk arasında iğne yapraklı olan tüm ağaçlar çam olarak bilinmektedir. Oysa “Çam” sadece Pinus türlerini kapsamaktadır. Anadolu’da doğal olarak yetişen 5 çam türü bulunur. Bunlar Pinus brutia Ten. (Kızılçam), Pinus halepensis Miller (Halep çamı), Pinus nigra Arn. (Karaçam), Pinus pinea L. (Fıstık çamı) ve Pinus sylvestris L. (Sarıçam)’tir. Çam ormanları Anadolu’da toplam 10.91 milyon hektar alan kaplamaktadır. En geniş yayılış alanına P. brutia sahipken, en dar yayılışlı olan P. halepensis türüdür.

     

    Anadolu’nun zengin orman vejetasyonu içinde çam ağaçlarının özel yeri vardır. Ülkemizde çam ormanlarının yakınında birçok yerleşim yeri ve köy bulunur. Yerleşim yeri ile orman alanlarının birbirine bu derece yakın olması, çam ürünlerinin ve elde edilen drogların halk arasında kullanımını yaygın hale getirmiştir. Çamların gövde, dal, kabuk, yaprak, kozalak, tohum, reçine ve katran gibi farklı kısımlarının, yakacak, eşya, gıda, boya, böcek öldürücü olarak ve tedavi için kullanımı yaygındır. Çam ağaçlarının reçinesi, kozalakları, katranı ve yaprakları daha çok astım, öksürük, bronşit, tüberküloz ve soğuk algınlığı gibi solunum yolu hastalıkları, mide rahatsızlıkları, abse ve yaralarla bağırsak kurtları için kullanılmaktadır.

     

    Anadolu’da doğal olarak yetişen çamların genel özellikleri

     

    Kızılçam (P. brutia): İngilizcede Türk çamı olarak bilinen, dünyada en geniş yayılış alanı Anadolu olan ve 5.4 milyon hektarlık doğal yayılış alanıyla ülkemizde en geniş yayılışa sahip çam türüdür. Akdeniz, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde bulunur. Kalın, kısa saplı veya sapsız kozalakları uzun yıllar dökülmeden ağaç üzerinde kalabildiğinden, tepelerinde çok kozalaklı bir görüntüleri vardır. Bu özelliği uzaktan bakıldığında ağacın üzerine yüzlerce kuş konmuş gibi bir görüntü oluşturur.

     

    Karaçam (P. nigra): Bu türü tanımlayan Latince isim ‘nigra’, siyah anlamına gelir. Karadeniz, Marmara, Ege bölgeleri ile Toros dağları ve İç Anadolu bölgelerinde doğal yayılışı vardır. Gerek yayılış alanı, gerekse odununun kullanılış yeri bakımından geniş bir kullanım alanına sahiptir.

     

    Fıstık çamı (P. pinea): Şemsiyeye benzer bir büyüme gösterir, ileri yaşlarda tepesi şemsiye biçimine dönüşür. Akdeniz havzasının önemli çam türlerinden biridir. Dünya üzerindeki en geniş yayılışı ülkemizdedir. Artvin, Trabzon, Bartın, Bursa, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya ve Maraş illerinde doğal olarak bulunur. Üretimi yapılan çam fıstıklarından dolayı büyük ölçüde kültüre alınmış ve meşcereler oluşturulmuştur. Tohumlarından gelen ekonomik değeri sayesinde yetiştirildiği alanlar gün geçtikçe genişlemektedir.

     

    Sarıçam (P. sylvestris): Dünya üzerinde en geniş coğrafi yayılışı olan çam türüdür. Gövde kabuklarının ince kağıt gibi ayrılması ve en azından gövdenin üst kısımlarında parlak kahverengi olması, iğne yapraklarının kısa, kozalaklarının küçük, saplı ve aşağıya doğru sarkık olması ile rahatlıkla ayırt edilebilir. Ülkemizde yoğun olarak kuzey Anadolu’da doğal yayılışı bulunur.

     

    Halep çamı (P. halepensis): Bu türü tanımlayan Latince isim ‘halepensis’, Halep şehrinden gelir. Akdeniz ülkelerinin sahil ağacı olarak nitelendirilir. Ülkemizde oldukça sınırlı bir alanda yetişmektedir. Adana-Kadirli, Milas-Bodrum arasında, İzmir-Urla ve Çeşme civarında lokal yayılış alanları vardır.

     

    Çam Ağaçlarının Tedavide Kullanılışı

     

    Anadolu’da bulunan çamların halk arasındaki kullanım alanlarının belirlenmesi amacıyla yapılan etnobotanik çalışmaların incelenmesi, 56 araştırmada P. brutia, P. nigra, P. pinea ve P. sylvestris türlerinin kullanımına ait kayıtlar olduğunu, fakat P. halepensis türünün kullanımına ait kayıt olmadığını ortaya çıkarmıştır. Sebebi, Halep çamının ülkemizde oldukça sınırlı bir alanda yetişmesidir. En fazla geleneksel kullanıma sahip tür P. nigra’dır; bunu P. brutia, P. sylvestris ve P. pinea takip etmektedir. En çok tıbbi amaçlı kullanım görülmekte, P. sylvestris ve P. nigra türleri solunum yolu hastalıklarının tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Çam türleri antimikrobiyal etkiye de sahiptir.

     

    Çam ağacı odun ve kozalaklarının yakacak olarak kullanıldığı bilinmektedir. Odun üretiminde özellikle P. nigra ve P. sylvestris ön plandadır. Kozalaklar dekoratif amaçlı süs eşyası, sepet vb. yapımında da kullanılır.

     

    P. pinea kozalaklarından elde edilen oldukça büyük tohumlarına ‘çamfıstığı’ denir ve dolma veya helvaya katılıp besin olarak kullanılır. Sabit yağ, protein ve selüloz taşır. Bu tohumların bal ile ezilmesiyle elde edilen macun, kuvvet verici olarak kullanılır. Tohumları sanayide preslenerek açık sarı renkte, kokusuz ve lezzetli bir yağ elde edilir. Bu yağ yemek yağı olarak kullanılır, ayrıca sabun ve vernik imalatında da kullanılmaktadır. Pres artığı olarak çıkan posa ise, şekercilikte badem ezmesi imalatında ve kozmetiklerin yapımında kullanılır.

     

    Pinus türlerinin gövdesinden salgılanan ve bitki bünyesi tarafından kullanılmayan kimyasal bileşim (reçine) halk arasında çok kullanılır ve genellikle kızılçamların gövdesine yara açmak suretiyle elde edilir. Reçine üretimi çok eskiye dayanır. Türkiye’de kızılçamdan modern yöntemlerle reçine eldesi 1956’da başlamıştır. Bu oleoresin (oleo=yağ ve resin=reçine) toplanıp işlenince ‘kolofan (rosin)’ ve ‘terebentin (turpentin veya çam sakızı)’ adı verilen iki temel ürün elde edilir. Kolofan, kağıt sanayinde selüloz liflerini yapıştırıcı ve kağıdın rutubetlenmesini önleyici madde olarak, ayrıca kağıda ağırlık ve parlaklık vermek amacıyla kullanılır. Sabun, cila, mürekkep yapımında, bira fıçılarında sızdırmayı önlemek amacıyla ve şarapnel yapımında mermilerin dolgu maddesi olarak kullanılır. Terebentin ise boya, vernik ve cila yapımında kullanılmaktadır. Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir. Terebentin esansı eczanelerimizde satılan ve muhtemelen hepimizin kullanmış olduğu ‘Buğumentol buğu’nun bileşiminde de bulunur.

     

    Çam türlerinin kurutulmuş gövde kabukları ‘tanen’ taşıdığı için deri endüstrisinde sepileyici madde olarak ve tedavide kâbız etkili olarak infüzyon (demleme) şeklinde kullanılır. P. pinea kabukları dekoksiyon (kaynatma) şeklinde mide hastalıklarında, P. sylvestris kabukları dekoksiyonu astımda, P. brutia kabukları yaralara karşı toz edilerek haricen kullanılmaktadır. P. brutia kabuklarının boya elde etmek için de kullanıldığı görülmektedir.

     

    Çeşitli çam türlerinin dal ve gövde parçalarının yavaş yavaş kapalı fırınlarda yakılması sonucunda ‘çam katranı’ elde edilir. Siyah veya koyu esmer renkli, özel kokulu ve acı lezzette olan bu katran dahilen antiseptik olarak solunum ve idrar yolları rahatsızlıklarında, haricen cilt hastalıklarında kullanılır.

     

    Bitkilerde floem (soymuk) adı verilen ve yapraklarda oluşan özsuyun bitkinin diğer organlarına taşınmasını sağlayan boruların bulunduğu tabaka halk arasında ‘çam soymuğu’ olarak bilinir ve soyularak yenir. P. nigra ve P. sylvestris’ ten elde edilen çam soymuğu bronşit, tüberküloz, mide ağrısı tedavisinde ve kurt düşürücü olarak da kullanılır. Maalesef bu işlem ağaca oldukça zarar vermektedir.

     

    Çam balı

     

    Çam balı, arıların, Akdeniz iklimine mahsus bazı çam ağacı türlerinin (özellikle P. halepensis ve P. brutia) gövdesinde yaşayan bir aracı böceğin (Marchalina helenica – Çam pamuklu böceği, Çam pamuklu biti veya halk arasında Basra böceği, Balsıra böceği) salgısını kullanarak ürettiği özel bir salgı balıdır. İçerdiği besin maddeleri, kimyası, özgün aroması ve tadı ile diğer ballardan ayrılır. Koyu kıvamlı, yüksek mineralli, tatlılık oranı düşük, donmaya veya kristalize olmaya az meyilli bir baldır. Dünyada sadece Anadolu ve Yunanistan’da bulunur. Dünya çam balının yaklaşık %90’ı Türkiye’de, Türkiye’de üretilen çam balının ise yaklaşık %80’i Anadolu’nun güneybatı köşesindeki Muğla bölgesinde üretilmektedir. Büyük bir kısmı AB ülkelerine ihraç edilen baldan Türkiye yılda 9-12 milyon dolar arasında gelir sağlamaktadır.

     

    Çamın kültürümüzde yeri

     

    Halkımız birçok dağı, yöreyi, köyü ve ilçeyi çam ile adlandırmıştır; Alaçam, Çamlıdere, Çameli, Çamlıhemşin, Çamlıca, Çamlık, Çamlıbel, Sarıçam, Çamoluk, Akçam, Akçaçam, Asmaçam, Çamardı, Beyçam, Çamlıdere, Doğançam, Düzçam, Esençam, Gökçam, Gürçam gibi. Bu durum çama verilen kültürel değeri ortaya koymaktadır.

     

    Çam ağacı Orta Asya’da kutsal bitkiler arasında yer alır. Bu inanış çam ağacının çeşitli sebeplerle süslenmesini getirmiştir. Anadolu’da söylenen “dağların müftüsü çamdır” sözü çam ağaçlarına gösterilen saygının işaretidir. İnsanoğlunun her dem yeşil olan ağaç ve çalılara ölümsüzlük anlamı yüklemesi zeytin, defne vb. bitkilerde de görülür. Hititler’de “Eyan ağacı” olarak bilinen çam ağaçlarına asılan hediyeler için “nesiller boyunca durur” denmesinin sebebi bu ölümsüzlüktür. Gününü doğada geçiren bir çobanın hediyesinin de ancak doğada bulabileceği çam sakızı olacağını ve bu hediyenin samimiyetini ifade eden “çam sakızı çoban armağanı” sözü de kültürümüzün çama verdiği önemin bir yansımasıdır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Otomobil İcat Oldu Bisikletin Sihri Bozuldu
Sonraki Yazı:Biyosis Çevre Mühendisi İş İlanı

Benzer Yazılar

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.