• Ülkelerin gelişmişlik düzeyini belirlemede atık kontrolü ve değerlendirilmesi öne çıkan faktörler arasında yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası şirketler çevreye duyarlı tesisler kurarken, yerel yönetimlerde de çevre ile ilgili politikalar ön plana çıkmakta ve geliştirilmektedir. Atık kontrolü hakkında yerel yönetimlerin yetkileri arttırılarak, atık yönetim planları oluşturulmaya başlanmıştır. Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve değerlendirilmesi yerel yönetimlerin gündemini oluşturmaktadır. Şehirlerde oluşan önemli atıklardan birisi de bitkisel atık yağlardır. Bitkisel atık yağlar eko-toksik özelliklerinden dolayı çevreyle uyumlu olarak yönetilmesi ve değerlendirilmesi gereken atıklar arasındadır.

     

    Birçok ülkede bitkisel atık yağ potansiyeli ile ilgili envanter çalışmaları yapılmış ve önemli miktarlarda atık yağ olduğu tespit edilmiştir. Özellikle 2000 yılından önce, bu atık yağlar ticari olarak toplanmakta ve genellikle hayvan yemi katkısı olarak kullanılmaktaydı. Bu karışımların hayvanlara yem olarak verilmesi, gerek deli dana hastalığının ortaya çıkmasında gerekse besin zinciri yoluyla insan sağlığına zarar vermesi nedeniyle 2002 yılından sonra Avrupa’da yasaklanmıştır. Böylece bitkisel atık yağların pazarı kısmen ortadan kalkmış ve çevre kirliliğine neden olur hale gelmiştir. Bu yağların doğrudan kanalizasyon sistemlerine verilmesi, katı atıklarla birlikte bertaraf edilmesi veya açık alanlara dökülmesi de birçok Avrupa ülkesinde yasaklanmıştır.

     

    Ülkemizde ise, yılda 1 500 000 ton bitkisel yağın gıda amaçlı kullanıldığı ve bu yağdan yaklaşık olarak 350 000 ton atık yağ oluştuğu belirtilmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı kullanılmış kızartmalık yağların tekrar rafine edilerek gıda sektöründe ve yem sanayinde kullanılmasını 2005/24 sayılı tebliğ ile Sağlık Bakanlığı bu yağların kozmetik ürünleri ve sabun üretiminde kullanılmasını 15.02.2006 tarih ve 1697 sayılı yazısı ile yasaklamıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise yayınlamış olduğu Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği ile bitkisel atık yağların değerlendirilmesinin, hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de ülke ekonomisine katma değer getirmesi açısından önemini vurgulayarak bu yağların biyodizel üretiminde kullanılabileceğini ifade etmektedir.

     

    Bitkisel Atık Yağların Toplanması

     

    Bitkisel yağlar gıda sektöründe en çok kızartma amaçlı kullanılmaktadır. Bitkisel yağların kızartma işleminde kullanılmasıyla üç temel bozunma reaksiyonu gerçekleşmektedir. Bunlar;
    (a) Suyun neden olduğu hidroliz
    (b) Oksijen ve ısının neden olduğu oksidasyon ve termal bozunma
    (c) Bu reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan polimerizasyon

     

    olarak tanımlanır. Ayrıca yağ ile gıda bileşenleri arasında bozunma ürünlerinin oluşumuna neden olan başka reaksiyonlar da meydana gelmektedir. Tüm bozunma ürünleri polar karakterli maddeler olduğu için, kızartma yağlarının toplam polar madde içerikleri (TPM), meydana gelen bozunma reaksiyonlarının miktarı hakkında sağlıklı değerlendirmeler verebilmektedir. Bu nedenle, kızartma yağlarının kullanımının sınırlanmasında TPM değeri ve ek olarak da, asit sayısı, dumanlanma noktası, oksitlenme içeriği gibi değerler kriter olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan tebliğ ile TPM içeriği <% 25, dumanlanma noktası >170°C olma şartı getirilmiştir.

     

    ABD, Japonya ve AB ülkelerinde bitkisel atık yağların lavabolara dökülerek kanalizasyonların tıkanmasını ve çevreye verdiği zararları önlemek için, yağ toplama kampanyaları başlatılmıştır. Evlere, restoranlara ve bitkisel atık yağ üreten tesislere uygun kapasitede toplama kapları ve konteynırlar yerleştirilmekte ve alternatif bir yakıt olan biyodizel üretilmektedir.

     

    Tablo: Avrupa ülkelerinin tükettiği yağ miktarları ve toplayabildiği atık yağ miktarları

    Ülke Nüfus (milyon) Tüketilen yağ (ton) Toplanan atık yağ (ton)
    Avusturya 8.2 42 900 9 000
    Belçika 10.4 40 000 23 126
    Fransa 61.5 95 000 32 000
    Almanya 82.3 185 000 148 000
    Hollanda 16.4 45 920 24 600
    İtalya 58.9 70 000 40 000
    İrlanda 4.1 30 000 5 300
    İsviçre 7.5 12 500 9 000
    İspanya 45.5 113 750 54 600
    Ingiltere 60.9 225 000 100 000

     

    ABD’de Atık Yağların Geri Kazanımı

     

    ABD’de atık bitkisel ve hayvansal yağlar 2 ana grup altında tanımlanmaktadır. Yellow Grease (Serbest yağ asidi, SYA<% 15) genellikle restoran, fast food ve yemek fabrikaları gibi ticari ve endüstriyel şirketlerden doğrudan toplanır. Brown Grease (Serbest yağ asidi, SYA>%15) bu şirketlerin mutfak lavabolarında kullandığı yağ tutucularında ve site, hastane, kamu kuruluşlarının atık su giderlerinde toplanır; yüksek oranda su ve tortu içerir.

     

    Araştırmalara göre, 100 milyon litre atık yağ toplanan Güney Carolina eyaletinde atık yağların yaklaşık % 80’i yellow grease’den oluşmakta ve metropol şehirlerden toplanmaktadır. Bu yağların anlaşmalı atık yağ toplayıcıları tarafından ücretsiz toplandığı veya standartları sağlayan kısmının (SYA<%4) litresinin yaklaşık 50 ¢’e satın alındığı ifade edilmektedir. Bununla birlikte, bu eyalette 2014 yılında 950 000 litre brown grease toplanmıştır.

     

    Güney Carolina eyaletinde belediyelerin görevlendirdiği 3 kişiden oluşan çevre zabıtaları iş yerlerini denetlemekte ve atık yağ toplama yönetmeliğini ihlal edenlere para cezası verilmektedir. Ayrıca atık yağ ile ilgili problemin 30 gün içinde çözümlenmemesi durumunda işletmenin temiz su ve atık su bağlantıları kesilmektedir. ABD genelinde ceza miktarı 500$-2500$ arasında değişmektedir. Güney Carolina eyaletinde son 3 yılda 96 işletmeye toplam 380.000$ para cezası kesilmiştir.

     

    Valley Proteins/Carolina By-Products, Pennsylvania, Maryland, Virginia, Kuzey Carolina, Güney Carolina, Tennessee ve Texas olmak üzere 7 eyalette 12 fabrikası bulunan bir atık yağ toplama şirketidir. Kanun ve yönetmeliklere uygun olarak, anlaşmalar çerçevesinde restoran kapasitesine uygun konteynırlar sağlamakta, belirli aralarla ve müşteri ihtiyaçları doğrultusunda atık yağları toplamakta, standartlara uygun yağlar fabrikada biyodizele dönüştürülmektedir.

     

    RWA Resource Recovery, Aralık 2006 tarihinden itibaren New York’ta atık yağ toplayan lisanslı bir şirkettir. Atık yağ üreticilerine uygun hacimli konteynırlar sağlamakta, belirli aralarla ücretsiz olarak atık yağları toplamakta ve yağların tamamı biyodizele dönüştürülmektedir. Ürettiği atık yağı bir toplayıcıya teslim ettiğini belgelemeyen şirketlere eyalet hükümeti tarafından ek vergilendirme uygulanmaktadır. Bu eyalette, kızartma amaçlı kullanılan bitkisel yağların iki defadan fazla kullanılmaması önerilmektedir. ABD’de soya yağından sonra en çok kullanılan biyodizel hammaddesi restoran atık yağlarıdır.

     

    Avrupa Ülkeleri’nde Atık Yağların Geri Kazanımı

     

     

    Avrupa’da yaklaşık 20 milyon ton yağ tüketilmektedir. Bütün çabalara rağmen, evlerde kullanılan kızartma amaçlı yağların ancak % 10 kadarı toplanabilmektedir. Avusturya, Fransa, İngiltere ve İrlanda gibi bazı Avrupa ülkelerinde toplanan atık yağların karakterizasyonu elde edilmiştir.

     

    Almanya’da atık yağ toplama, arıtma ve değerlendirme şirketleri atık yağlar için 50-200 litre arasında değişen plastik ve metal kaplar kullanmaktadır. Toplama aralığı 1 hafta ile 2 ay arasında değişmektedir. Fransa’da 6 büyük atık yağ toplayıcı şirket 1-200 litre arasında değişen kaplar kullanarak atık yağların % 90’ını toplamaktadır. Yüksek potansiyele sahip restoran ve endüstriyel şirketlerden yağ toplanmakta, küçük kapasiteli işyerleri ve hanelerden ise henüz toplanmamaktadır. Toplanan atık yağların bir kısmı İtalya’ya satılmaktadır. Belçika’da atık yağlar diğer ülkelerdeki gibi toplanmaktadır. Evlerdeki atık yağların toplanması yerel yönetimler tarafından denetlenmektedir.

     

    Bunun için mahallelerde kapı kapı gezen toplayıcılar mevcut olmakla birlikte, bölgesel atık toplama merkezleri de bulunmaktadır.

     

    İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyet gösteren Uptown Oil (Bitkisel Yağ Dağıtıcısı ve Atık Yağ Toplayıcısı) şirketi 20 yıl kadar önce gıda sektörüne bitkisel yağ dağıtımı yapmaya başlayan bir işletmedir. 2007 yılında Londra’da kronik hava kirliliğinin oluşumundan sonra, bitkisel yağ temin ettiği işletmelerin atık yağlarını toplamaya başlamıştır. Dağıttığı bitkisel yağların % 60’ını geri toplayabilmektedir. Bu yağlar, Londra South Bank Üniversitesi ile işbirliği yapılarak EN 14214 standardına uygun biyodizele dönüştürülmekte, bu da Londra taksilerinde (London Black Taxi) % 10 oranında kullanılmaktadır. Motorine göre daha ucuza elde edilen yakıt, çevre kirliliğini de azaltmaktadır.

     

    Uptown Oil bitkisel atık yağların toplanması için yetkililerle ve atık yağ üreticileri ile sürekli işbirliği içinde olan bir işletmedir. Bitkisel atık yağların toplanması ve biyodizele dönüştürülmesi konusunda yerel yetkililerle birlikte halkın bilinçlendirilmesi için okullarda, hastanelerde, havaalanlarında, büyük restoranlarda ve alışveriş merkezlerinde çalışmalar yapmaktadır. Atık bitkisel yağlarını teslim eden işletmelere “çevre dostu” belgesi asılmaktadır.

     

    İtalya’da 1998 yılında 22/97 sayılı yasa ile bitkisel atık yağların toplanması için ulusal bir birlik (CONOE – National Consortium for Mandatory Used Oil Collection) kurulmuştur. Görevi İtalya genelinde bitkisel ve hayvansal atık yağların toplanması, taşınması, depolanması ve işlenmesi hakkında üye işletmeleri koordine etmek ve problemlerin çözümünü sağlamaktır. Birlik atık yağların toplanması ve değerlendirilmesi konusunda yerel ve merkezi yetkililerle çalışmakta, halk eğitimleri yapmakta, yerel atık yağ toplama alanlarını belirleyerek büyük hacimli toplama kapları konulması, evlere küçük hacimli kaplar verilmesi faaliyetlerini sürdürmektedir.

     

    İtalya’da motorine belirlenen oranlarda biyodizel katılması zorunlu hale getirildiği için, toplanan yağlar biyodizel üretiminde kullanılmaktadır. Örneğin; Roma’nın güneyindeki DP Lubrificanta şirketi CONOE’ye bağlı bir biyodizel üreticisidir. 2005 yılında üretime başlamıştır. Üretim kapasitesi günlük 150 ton (yıllık 160 000 ton) olan işletme hammadde olarak bitkisel atık yağları ve asit yağlarını kullanmaktadır. 2010 yılında 30 000 ton atık yağın işlendiği fabrikaya, Fransa, İspanya, Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Arjantin ve Kuzey Afrika’dan yaklaşık 15 000 ton atık yağ gelmiştir. Üretilen biyodizel aslen İtalya’da tüketilmekle birlikte, Almanya, Fransa, Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerine de satılmaktadır.

     

    Avusturya bitkisel atık yağların toplanması ve değerlendirilmesinde önde gelen ülkelerden birisidir. Ülkede 700 civarında atık yağ toplayıcısı mevcut olup, her biri yılda ortalama 20 ton kadar atık yağ toplamaktadır. Restoran ve endüstriyel kuruluşlardan toplanan bu yağlar için 60-220 litre arasında değişen plastik ve metal konteynırlar kullanılmaktadır. Evlerde oluşan atık yağların toplanması için ise 3 litre hacimli kaplar hanelere dağıtılmakta ve bu kaplar dolduğunda mahallelerde belirli bölgelere kurulan atık toplama merkezlerindeki ısıtıcılı tanklara boşaltılması istenmektedir.

     

    Bu ülkede % 100 atık yağ kullanılarak uluslararası standartlara uygun biyodizel üretimine 1995 yılında başlanmıştır. Ayrıca, atık yağları bitkisel yağlarla % 10 oranında harmanlayarak biyodizel üretiminde kullanan tesisler de mevcuttur. Avusturya’da atık bitkisel yağları biyodizele dönüştürebilen 3 büyük tesis (Zistersdorf, Mureck ve Arnoldstein) bulunmaktadır. Anroldstein’de bulunan tesisin hammadde depolama kapasitesi 6000 m3‘tür. Serbest yağ asidi içeriği maksimum % 20 kadar olan yağların işlenebildiği bu tesiste kullanılan hammaddeler, % 10 kanola yağı, % 20 atık hayvansal yağlar, %70 atık bitkisel yağlardır. Elde edilen biyodizel soğuk filtre tıkanma noktası değeri hariç EN 14214 biyodizel standartlarını karşılamaktadır.

     

    Avusturya’nın Graz şehrinde çalışan otobüslerde atık yağlardan üretilen biyodizel kullanılmaktadır. 1994 yılında 2 araçla başlayan 3 yıl süreli biyodizel denemelerinin olumlu sonuç vermesiyle, 2005 yılında bu şehirde biyodizel kullanan araç sayısı 139’a yükselmiştir.

     

    Bitkisel Atık Yağlardan Biyodizel Üretimi

     

    1997 yılında, küresel ısınmada sera etkisi gösteren emisyonların azaltılması için 30 ülke tarafından Kyoto Protokolü imzalanmıştır. Bu protokol ile sera etkisi gösteren emisyonlarda ciddi bir azalma hedeflenmektedir. AB komisyonu da 8 Mayıs 2003’de, ulaşım sektöründe kullanılmak üzere biyoyakıt üretimini teşvik eden 2003/30/EC sayılı direktifi yayınlamıştır. Bu direktif doğrultusunda Avrupa’da biyodizel kullanımı hızla artmaktadır. Bitkisel atık yağların biyodizel hammaddesi olarak kullanılması, hem alternatif bir yakıt kaynağı olması, hem de çevre açısından önemli bir avantajdır. Biyodizelin, Avrupa’da ve ABD’de yakıt istasyonlarında satılması ticari hayata katkı sağlamıştır. Birçok ülke biyodizelin üretimi ve kullanımı ile ilgili yasal süreci tamamlamış durumdadır. Biyodizel üzerinde bu kadar durulmasının temel nedenleri şunlardır:

     

    (a)Petrolde dışa bağımlılığı azaltmaktadır.
    (b)Petrol kökenli dizel yakıta kıyasla daha çevre dostudur.
    (c)Sera etkisi oluşturan CO2 gazını azaltmada daha etken bir yakıt olduğu gibi daha az CO, HC ve partikül üretmektedir.
    (d)Dizel motorlu araçlarda herhangi bir değişim yapılmadan belirli oranlarda kullanılabilmektedir.
    (e)Mevcut yakıt dağıtım istasyonlarının altyapısı bu yakıt için elverişlidir.
    (f) Tarım ülkelerinde enerji tarımı başlığında yeni istihdam alanları oluşturmaktadır.

     

    Atık Yağların Geri Kazanımı İle İlgili Öneriler

     

    Ülkemizde bitkisel ve hayvansal atık yağ potansiyeli ile ilgili olarak yapılmış net bir envanter çalışması yoktur. Nüfusun ve sanayinin yoğun olduğu Marmara Bölgesi başta olmak üzere, ülkemizin mevsimsel ve bölgesel atık yağ potansiyeli araştırılmalıdır.

     

    Kullanımda olan yağların ömrünü doldurur doldurmaz kullanımdan çekilmesiyle, insan sağlığını olumsuz yönde etkilemesi önlenmiş olacaktır. Kullanımda olan yağların Tarım Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere uygunluğu sürekli denetlenmelidir.

     

    Bitkisel ve hayvansal atık yağ toplama kültürünün yaygınlaştırılması için yerel yönetimler ile hükümet yetkilileri çalışmalar yapmalı, işletme sahiplerinin ve halkın bilinçlendirilmesi için eğitimler gerçekleştirilmelidir. Bu faaliyetler için ilk ve orta öğrenim okulları, kültür evleri, muhtarlıklar seçilebilir. Yazılı ve görsel basın kullanılarak atık yağların insan sağlığına ve çevreye verdiği zararlar anlatılmalıdır. Pilot bölgeler seçilerek atık toplama merkezleri üzerinde çalışılabilir.

     

    Bitkisel ve hayvansal atık yağ üreten işletmelerde, site ve apartman atık su gideri çıkışlarında yağ tutucu kullanımı zorunlu hale getirilmeli ve denetlenmelidir. Yerel yönetimler tarafından bitkisel ve hayvansal yağ kullanan işletmelerin kullandığı yağ miktarları ve teslim ettiği atık yağ miktarları takip edilmelidir. Bu kapsamda yönetmelikler, yaptırımlar ve cezalar tekrar gözden geçirilmelidir. Atık yağlarını teslim eden site, apartman ve işletmelere Çevre Duyarlılığı Belgesi verilerek halkın görebileceği yerlere asılması sağlanmalı, böylece farkındalık ve çevre duyarlılığı arttırılmalıdır.

     

    Atık yağların toplanarak biyodizele dönüştürülmesinin önünü açan Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği, hem atık yağların yasal olmayan yollarla imhasının veya kullanımının önlenmesine hem de kaybolan bir enerji kaynağının değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Serhat Atık Çevre Mühendisi İş İlanı
Sonraki Yazı:Yaşamın Geleceği

Benzer Yazılar

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.