• Atık Piller Çöpe Atılmayacak Kadar Değerli

    Günümüzde elektronik endüstrisindeki gereksinimler, üretim maliyetindeki düşüş ve çok yönlü kullanımları sebebiyle pil tüketiminde önemli bir artış yaşanmaktadır. Avrupa pazarında çinko-karbon ve alkali piller, ucuz olmaları ve çok yönlü kullanımları sebebiyle diğer pillere kıyasla daha yüksek oranda (% 90 civarında) kullanılmaktadır. Tüm pil bileşenleri, özellikle metalik içeriğinden dolayı uygunsuz biçimde uzaklaştırıldığında tehlikeli atık olarak göz önüne alınmakta ve çevre kirliliğine katkıda bulunmaktadır. Pillerde bulunan civa, kurşun, bakır, çinko, kadmiyum, mangan, nikel ve lityum gibi potansiyel tehlikeli bileşenlerin uzaklaştırılması gerekmektedir.

     

    Ülkemizde Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği-(APAK Yönetmeliği) 31.08.2004 tarihinde yayımlanmış ve 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Söz konusu yönetmelikle atık pil ve akümülatörlerin çevreye zarar verecek şekilde kullanımları, doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesi yasaklanmıştır. Atık pillerin çöpe atılmasını önlemek bakımından, pil ve akümülatörlerin üzerinde (veya ambalajında) üstünde çarpı işareti bulunan bir çöp bidonu şeklinin bulunması zorunlu kılınmıştır. Bu sebeple çeşitli uzaklaştırma yöntemleri geliştirilmiştir.

     

    Pillerin nihai uzaklaştırma yöntemleri araziye depolama, stabilizasyon, yakma ve geri kazanım olarak sıralanabilir. Belirtilen ilk üç proses, hem maliyet, hem çevresel açıdan etkili bir yöntem olmadıklarından geri kazanım konusunda yeni alternatifler geliştirilmiştir.

     

    Atık Pillerin Çevreye Etkileri

     
    1990 yılı öncesinde, çinko-karbon ve alkali-mangan tipi silindirik ve düğme pillerin bünyesinde %2 oranına kadar performans arttırıcı civa maddesi ilave edilmekteydi. Bu maddenin zehirli oluşu ve insan sağlığına yönelik zararları göz önünde tutularak, civanın pillerde kullanımı 1991 yılından itibaren kademeli olarak azaltılmaya başlanılmış ve bugün söz konusu miktar %0,0005’e kadar düşürülmüştür. Diğer taraftan, bünyesinde sıfır civa içeren pillerin de üretimine başlanılmıştır. Civa maddesiyle ilgili tek istisna düğme pillerin bünyesinde hala %2’ye kadar müsaade edilmesidir. Diğer pil türleri ve akümülatörler civa içermezler.

     

    Şarj edilebilen türdeki nikel-kadmiyum (Ni-Cd) pilleri zehirli ve insan sağlığını etkileyebilen kadmiyum maddesini barındırırlar. Pillerdeki kadmiyum oranı kullanılan teknolojiye göre %15-25 dolaylarında değişir. Ni-Cd pillerinde kadmiyum miktarının teknik olarak düşürülmesi mümkün olmadığından bu piller yerine Ni-Mh pil türü geliştirilmiş ve Ni-Cd pillerinin kullanım yerleri şimdilik kablosuz güç aletleri, tıbbı cihazlar, acil aydınlatma/alarm sistemleri, uzay araçları ve askeri amaçlı cihazlarla sınırlandırılmıştır. Bu sınırlamanın 2013 yılından itibaren daha da daralacağı ve zaman içerisinde söz konusu pillerin pazar payının çok azalacağı tahmin edilmektedir. Şu anda AB ülkelerindeki pillerin bünyesinde bulunmasına müsaade edilen kadmiyum miktarı azami %0,002‘ dır.

     

    Kurşun maddesi taşınabilir pil ve bataryaların bünyesine girmez. Zehirli nitelikteki bu madde yalnız otomotiv aküleri ile kurşun-asit esaslı endüstriyel akümülatörlerin üretiminde kullanılır.

     

    Taşınabilir pil ve bataryalar bünyelerinde herhangi bir radyoaktif madde içermezler. Diğer taraftan taşınabilir piller ve çeşitli türlerdeki akümülatörler çinko, demir, manganez, nikel, kurşun, kadmiyum, kobalt ve nadir toprak elementlerini yüksek oranlarda içerirler. Belirtilmesi gereken önemli bir husus Avrupa Birliğine bağlı ülkelerde metal sanayinin %80’den fazla oranlarda maden filizleri, maden alaşımları veya birincil metallerin ithalatında bağımlı olmasıdır. Yapılan incelemeler, pillerin içerdikleri metaller bakımından maden filizleri ve alaşımlarından sonra en yüksek miktarda metal bulunduran kaynaklar olduğunu göstermiştir. Ayrıca metallerin atık pillerden geri kazanılma maliyetlerinin (özellikle enerji tüketimi açısından) bu metallerin maden filizleri ve alaşımlarından çıkartılma maliyetlerinden çok daha düşük olduğu belirlenmiştir.

     

    2007 yılı verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 160 bin ton kadar taşınabilir pil piyasaya sürülmüştür. Bu miktardaki pillerin bünyesinde ise çeşitli metallerden toplam 110-115 bin ton bulunabilmektedir. Söz konusu metallerin piyasa değeri 50-100 milyon euro olarak hesaplanmıştır.

     

    Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere atık piller çöpe atılmayacak kadar değerlidirler ve bu nedenle de son on yıl içerisinde Avrupa‘da çok sayıda geri kazanım tesisi kurulmuştur. Netice olarak atık pillerin bünyesinde bulunan zehirli maddelerin kontrol altına alındığı hususu da göz önünde tutularak, bugünkü çalışmalar ağırlıklı olarak söz konusu pillerin bünyelerindeki çeşitli metallerin geri kazanılmasına yönlendirilmiş durumdadır.

     

    Atık Pillerin Geri Kazanımının Gerekliliği

     
    Pil ve akümülatörlerin atık yönetimi için çevresel kaygılar mevcuttur. Çünkü atık pil ve akümülatörlerin içerdikleri toksik bileşenler düzensiz depolandığında suya, toprağa karışmakta; yakıldığında ise dioksin emisyonları oluşturmaktadır. Pillerdeki toksisite daha çok kurşun, civa ve kadmiyumdan ileri gelmektedir. Bununla birlikte pillerde kullanılan çinko, bakır, mangan, lityum ve nikel gibi diğer metaller de çevresel tehlike oluşturabilmektedir. Alkali ve çinko-karbon pillerde civa, çinko, mangan gibi ağır metalleri içermeleri sebebiyle geri kazanılması gereken bir atık olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca atık piller toksik olmaları, çok miktarda bulunmaları ve dirençli olmaları sebebiyle çevresel ve sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

     

    Civa, doğada bozunmamakta, halk ve çevre sağlığı bakımından çok tehlikeli ve toksik bir metal olarak atık pillerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Civa hızla deri veya solunum yolu ile vücuda girebilmektedir. İçme suyu veya gıda zinciri yolu ile insan vücuduna giren civa, nörolojik bozukluklara, merkezi sinir sisteminin tahribine ve kansere, böbrek, karaciğer, beyin dokularının tahribine ve sakat doğumlara neden olmaktadır. Kadmiyum, tai – tai ve akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku tahribine, böbrek üstü bezlerin tahribine neden olmaktadır. Kadmiyumun vücuttaki yarılanma ömrü 10-25 yıl arasında değişmektedir. Dolayısıyla havada, gıdada ve içme suyunda kadmiyum bulundukça, kadmiyumun sudaki birikmesi artarak devam etmektedir. Kurşun vücuda solunum, içme suyu ve gıda zinciri yolu ile girmektedir. Vücuda giren kurşun ciğerlere kadar ulaşmakta ve ciğerlerde yavaş yavaş absorbe edilerek kana karışmaktadır. Kurşun; işitme bozukluğuna, sinir sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kısırlığa, kansere ve ölüme neden olmaktadır.

     

    Alkali ve çinko-karbon gibi birçok pil geri kazanılması yerine hala depolanmakta veya yakılmaktadır. Depolama alanlarının kapasitesi sınırlıdır ve uzaklaştırma maliyetleri çok yüksektir.

     

    Avrupa Birliği Ülkelerinde Atık Pil Uygulamaları

     
    Avrupa‘da atık pillerin toplanmasına öncülük eden ve toplama işlemlerine ilk başlayan ülke 1992 yılında Avusturya olmuştur. Bu ülkeyi İsveç, Almanya, Fransa, Hollanda ve Belçika takip etmişlerdir.2007 yılında en yüksek atık pil toplama oranının 14.000 tonla Almanya ve 10.400 tonla Fransa olduğu izlenmiştir. Bu iki ülkenin nüfus yoğunluğu göz önünde tutulmalıdır. Buna karşılık oldukça iyi bir toplama organizasyonuna sahip, ancak nüfus yoğunluğu daha düşük olan Hollanda ve Belçika da toplama miktarlarının 2006 yılı itibariyle 2.800-3000 ton civarında olduğu rapor edilmiştir. Diğer taraftan, İngiltere, İspanya ve İtalya gibi ülkeler atık pil toplama organizasyonlarını daha sonra kurduklarından toplama oranları bugün için oldukça düşüktür.

     

    Avrupa Birliği ülkelerinde atık pillerin toplanması, nakliyesi ve depolanması işlemleri bu maksatla kurulmuş şirket, dernek, vakıf veya benzeri kuruluşlarca yürütülmektedir. Bu kuruluşlar bazen toplanan atıkların türlerine göre ayrıştırma işlemini de üstlenebilmektedirler. Atık pillerin geri kazanım işlemleri ise bu maksatlarla kurulmuş, ihtisas sahibi firmalar tarafından yürütülmektedir. Belli başlı geri kazanım tesisleri Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Belçika ve İsviçre‘de bulunmaktadır. Bu işletmelerde çeşitli geri kazanım teknikleri kullanılmaktadır. Örnek olarak, termal prosesler (elektrikli ark ocakları, yüksek fırınlar ve döner demirdöküm fırınları gib), hidrometallürijik prosesler, vakumlu destilasyon prosesleri ve solventle ayrıştırma prosesleri sayılabilir.

     

    Türkiye’de Atık Pil Uygulamaları

     
    Türkiye‘de atık pillerin toplanması, ayrıştırılması ve nihai bertarafına kadar geçen zamanda yetkili ve sorumlu kuruluş TAP derneğidir. TAP Derneği, Türkiye‘nin tamamında toplama noktaları (Okullar, Süpermarketler, Perakende pil satıcıları, Hastaneler, Oteller, Muhtarlıklar, Endüstriyel kuruluşlar, Kamu kurum ve kuruluşları) oluşturmak amacıyla bedelsiz malzeme dağıtımı yapmakta ve olabildiğince fazla sayıda belediye, kamu kuruluşu, odalar, sanayi bölgeleri, market zincirleri ile protokoller yapıp, daha yaygın bir şekilde atık pil toplamaya çalışmaktadır.

     

    Türkiye‘de atık pilleri toplayıp ayrıştıran ve geri dönüşüm için ilgili yerlere sevkeden özel şirketler bulunmaktadır. Bu şirketler, Türkiye‘deki atık pillerin toplanması için TAP Derneğinden yetki almışlardır.

     

    TAP Derneği, atık pillerin toplanması için Türkiye‘deki tüm kamu ve özel kuruluşlar ile görüşmüş ve çoğunluğuna atık pil toplama kutuları yerleştirmiştir. Bu kutular, halkın yoğun olduğu marketler, okullar, işyerleri, devlet dairelerinde ağırlıklı olarak bulunmaktadır. TAP Derneği bu şekilde atık pilleri toplayacak yetkili özel firmaya alt yapı oluşturmuştur. TAP Derneğinin eğitim ve reklam çalışmaları sonucunda vatandaşlar atık pilleri yakınlarında bulunan atık pil kutularına getirmektedirler. Bu noktalardaki işletme sahipleri, kutular dolduğunda toplamakta yetkili olan özel şirketlere haber vermektedirler. Özel şirketler, talebi kayıda alıp toplama programlarına göre karşı tarafa tarih söylemektedirler. Daha sonra toplayıcı şirket, toplama noktasına araç yönlendirerek atık pil kutusunu almaktadır.

     

    Atık piller toplama noktasından alınırken Atık Pil Teslim Formu düzenlenmektedir. Bu form TAP derneğine ve Çevre Bakanlığına bildirilmektedir. Atık piller, tehlikeli atık sınıfında değildirler. Bu yüzden de onları taşıyan araçların özel bir tipi yoktur. Şirket atık pilleri kendi araçları ile toplayıp taşıdığı gibi kargo, lojistik gibi yerlerden de özel hizmet almaktadır. TAP Derneği, atık pilleri toplayan bu özel şirkete ton başına belli bir bedel ödemektedir.

     

    Şirket atık pillerin doğru bir şekilde ayrıştırılması için birkaç farklı kritere dikkat etmektedir. Bunlar;

    • Pillerin şekilleri
    • Fiziki ölçüleri
    • Ağırlıkları
    • Elektromanyetik özellikleri
    • Dış etiketleri üzerindeki özel işaretlerin veya tanıtım renklerinin mevcudiyeti olarak sayılabilir.

    Tesise gelen atık piller, özel sevk kutularına alınırlar. Burada personel, gözlem yaparak gelen atık pilleri tartar. Giriş ağırlık miktarını kaydeder. Operatör atık pil kutusunu, konveyör bant sistemi ile oluşturulmuş makine başına getirir. Atık piller, bant üzerine dökülür ve makine çalıştırılır. Konveyör bant dönmeye başlar ve bantın yanında bulunan diğer personel ise önlerine gelen atık pilleri, gözlemleyerek pillerin kimyasal tiplerine göre manuel olarak ayrıştırarak önceden oluşturulmuş olan ilgili kaplara atar.

     

    Personel ayrıştırdıkları atık pilleri tartarak her kabın ağırlığını not alır. Daha sonra ayrı bölümlerde istiflendirilir. Diğer atık pil kabında bulunan atık pilleri, öncelikle kendi tesislerindeki proje koordinatörüne bildirirler. Proje koordinatörü ise gelip diğer atık kabını döktürüp inceler. Şarj edilemeyen piller varsa  TAP Derneği proje sorumlusu ile görüşerek ellerinde sevke hazır primer (şarj edilemeyen) atık pil olduğunu söyler. Bunun üzerine TAP Derneği proje sorumlusu araç ayarlayıp ellerindeki pilleri aldırır. Şarj edilemeyen primer atık piller, geri dönüşümleri ekonomik olmadığı için belediyelerin tahsis etmiş olduğu TAP Derneğinin inşaat ve işletme maliyetini karşıladığı depolara gönderilirler.

     

    Türkiye‘de pil imalatçısı olmadığı gibi, atık pillerin geri dönüşümüyle ilgili bir tesis de bulunmuyor. Pil türleri, atık pil ihracat lisansı almış olan, firmalar tarafından TAP Derneğinin denetiminde yurtdışına gönderiliyor. Metal borsasının durumuna göre yurtdışındaki alıcı firmalar ton başına atık piller için ödeme yapıyorlar. Alıcı firmalar atık pilleri bileşenlerine ayırarak geri dönüşüm sağlıyorlar. Alıcı firmalar son dönemde kadmiyum içeren şarjlı atık pilleri almakta çok kolaylık sağlamıyorlar. Bunun da nedeni kadmiyumun zehirli bir metal olmasıdır. Açıkçası daha kolay zahmetsiz ve kazançlı atık pilleri tercih ediyorlar.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Patlatma Tekniği ve ÇED Uygulamaları Eğitimi
Sonraki Yazı:Aquatech Amsterdam 2013

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.