• Yaşadığımız ortamdan uzaklaştırılması gereken her türlü maddeye atık denir. Atıklar fazlarına göre 3’e ayrılır:

     

    a) Katı Atıklar

    b) Sıvı Atıklar

    c) Gaz Atıklar

     

    Biz burada önemli bir çevre sorunu teşkil etmesi sebebiyle, sadece katı atıkları inceleyeceğiz.

     

    Katı Atık; Akıcı olabilecek kadar sıvı içermeyen, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi gereken ve işe yaramayan maddelere denir.

     

    Katı Atık Bileşenleri

     

    Atıklarla ilgili problemler, insanların kabileler, köyler ve toplumlar halinde bir araya gelmesi ve hayatın bir parçası olan atıkların birikmesiyle ortaya çıkmıştır. Ortaçağda; kasabalarda yiyecek ve diğer katı atıkların oluşturduğu yığınlar; atıkların sokaklara, yollara, açık arazilere atılması ile farelerin barınmasına ve beslenmesine uygun ortam meydana getirmiştir. Farelerin insan ve hayvanları ısırması sonucunda veba hastalığı yayılmıştır. Çöplerden hastalık taşıyan en önemli iki etken, sinekler ve farelerdir. Sinekler çok çabuk ve fazla üreme kabiliyetine sahiptir. 1 dm3 çöplükte 2500 sinek üreyebilmekte ve bunlar; dizanteri, tifo, sarılık vb. birçok hastalık etkenini insanlara taşımaktadır. 14. yüzyılda Avrupa’da yüksek oranda ölümlere sebep olan kemirgenleri ve uçucu böcekleri kontrol etmek için yiyecek atıklarının resmi makamlarca toplanıp, düzenli depolamanın başlamasıyla birlikte, halk sağlığını koruyucu tedbirler hayata geçirilmiştir. Katı atıklardan kaynaklanan sorunların çözümünde atılması gereken ilk adım, eldeki atığın özelliklerinin ayrıntılı olarak belirlenmesidir.

     

    Türkiye’de çeşitli dönemlerde ve bölgelerde, evsel atıklar ve bileşenleri konusunda birçok araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar neticesinde, ülkemizde günde kişi başına oluşan çöp miktarının 1 kg civarında olduğu tespit edilmiştir. Bu miktar; kentsel ve kırsal nüfusun özellikleri, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı, tüketim alışkanlıkları vb. faktörlere göre değişiklikler göstermektedir. Nüfusumuzun 70 milyon olduğu kabul edilirse, ülkemizde günde 70 bin ton çöp üretilmektedir. Uzaklaştırılması istenen çöpün içerisinde bulunan çeşitli madde gruplarının oran olarak dağılımlarının bilinmesi; eldeki çöpe uygun biriktirme, toplama, taşıma, değerlendirme ve bertaraf tekniklerinin seçilmesi bakımından önemlidir.

     

    Ülkemizin katı atık kompozisyonu şöyledir; % 69 biyolojik olarak ayrışabilir atık, % 25 geri dönüştürülebilir atık ve % 22 diğer atıklardır. Görülmektedir ki, Türkiye’de katı atık miktarının yaklaşık % 25’ini geri dönüştürülebilir nitelikli atıklar oluşturmaktadır. Biyolojik olarak ayrışabilen atık bileşenine; mutfak atıkları, kağıt, karton, hacimli karton, park ve bahçe atıkları ve diğer yanabilenler (kumaş, ayakkabı, halı, terlik, çanta vb.) dahildir. Bir diğer bileşen olan geri dönüştürülebilir atık ise; kağıt, karton, hacimli karton, plastik, cam, metal ve hacimli metal bileşenlerinden oluşmaktadır. Diğer yanmayanlar (taş, seramik, kum vb.) ise diğer atıklar grubuna girmektedir.

     

    Katı Atık Bileşimi ve Miktarını Değiştiren Etkenler

     

    • Mevsimler
    • Bölgenin bahçecilik tercihleri
    • Bölgenin coğrafik özellikleri
    • Yağışlar
    • Bölgede yaşayan insanların ekonomik seviyeleri
    • Bölgenin tüketim konusundaki tercihleri
    • Kültürel yapı

     

    Katı Atık Çeşitleri

     

    Oluştukları yerlere göre katı atıklar aşağıdaki şekilde sınıflandırılır:

     

    1. Evsel Katı Atıklar

    Günlük faaliyetler sonucunda, ev ortamında üretilebilecek tehlikeli ve zararlı özellik taşımayan her türlü katı atıklardır. Yiyecek atıkları, ev eşyası atıkları, ambalaj malzemeleri (cam şişeler, kağıt, karton, teneke kutular), yakacak atıkları (kül) bunlardan bazılarıdır. Büyük yerleşim birimlerinin karşılaştıkları en önemli sorunlardan birisi de evsel atıklar, yani çöplerdir. Çöpler, hastalık yapıcı ve taşıyıcı organizmalar için uygun bir üreme ortamı oluştururlar. Evlerden çıkmayan fakat ev çöplerine benzer özellik gösteren atıklar da evsel nitelikli olarak kabul edilmektedir. Büro, okul, pazaryeri, tarımsal faaliyetlerden çıkan atıklar, besicilik, süt üretimi, ağaç, asma ve arazi bitkilerinin ekim ve hasadı sonucu çıkan atıklar bunlardan bazılarıdır.

     

    2. Tehlikeli Atıklar

    Teknolojik gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan, çevre ve insan sağlığını tehdit eden, endüstriyel nitelikli atıklardır. Endüstriyel atıkların tehlikeli ve zararlı özellik taşıyanları, tehlikeli atık olarak adlandırılır. Rafineriler, enerji santralleri, oyuncak endüstrisi, ilaç fabrikaları bunlardan bazılarıdır.

     

    3. Özel Atıklar

     

    • Tıbbi Atıklar

    Hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarından kaynaklanan ve pek çok hastalığa sebep olabilen atıklardır. Bunları özelliklerine göre 3 gruba ayırabiliriz;

     

    Patolojik Atıklar; doku, organ, vücut parçaları, kan ve vücut sıvılarından oluşan atıklardır.

     

    Kesici-Delici atıklar; iğne uçları, enjektörler, bistüriler, jiletler, kırık camlar, vb. atıklardır.

     

    Enfeksiyöz Atık; Enfeksiyon yapıcı etkenleri taşıdığı bilinen veya taşıması muhtemel, başta kan ve kan ürünleri olmak üzere her türlü vücut sıvıları ile insan dokuları, organları, otopsi, materyali, plasenta, fetus ve diğer patolojik materyali; bu tür materyal ile bulaşmış eldiven, örtü, çarşaf, bandaj, flaster, tamponlar, eküvyon vb. atıkları; hemodiyaliz ünitesi ve karantina altındaki hastaların vücut çıkartılarını; bakteri ve virüs tutucu hava filtrelerini; enfeksiyöz ajanların laboratuvar kültürlerini ve kültür stoklarını; araştırma gayesiyle kullanılan enfekte deney hayvanlarının leşleri ile enfekte hayvanlara ve çıkartılarına temas etmiş her türlü malzeme ile veterinerlik hizmetlerinden kaynaklanan atıkları kapsamaktadır.

     

    Tıbbi Atıklar; yakma tesislerinde yakılarak ve düzenli depolanarak bertaraf edilmektedir. Tıbbi atıkların bertarafında gelişmiş ülkelerde alternatif bir teknoloji olarak uygulanan “sterilizasyon yoluyla tıbbi atıkların zararsız hale getirilmesi” yöntemi de Ülkemizde uygulanmaya başlamıştır. Yapılması planlanan sterilizasyon tesislerinin işletmeye alınması ile birlikte, tıbbi atıkların büyük çoğunluğunun sterilizasyon yoluyla zararsız hale getirilmesi sağlanmış olacaktır.

    • Radyoaktif Atıklar

    Nükleer reaktör işlemleri, tıp araştırmaları, askeri ve sınai etkinlikler gibi kaynaklardan üretilen atıklardır. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na verilen sorumluluk ve yetki doğrultusunda, bu tür atıklar ilgili mevzuat gereği bertaraf edilmektedir.

    • Atık Yağlar

    Madeni yağların çok geniş kapsamlı kullanım alanlarına bağlı olarak (taşıtlarda kullanılan motor yağları) transmisyon yağları, türbin ve makina yağları, metal işleme, haddehane, hidrolik yağlar, elektriksel yalıtım yağları gibi farklı fiziksel ve kimyasal özelliklerde atık madeni yağ yelpazesi oluşmaktadır. Atık madeni yağlar ile bu yağların işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıkların sahada boşaltılması, yenisi ile değiştirilmesi, depolanması, doğrudan veya dolaylı bir biçimde yüzeysel sular ile yer altı suyuna, denizlere drenaj sistemleri ile toprağa verilmesi çevre ve insan sağlığı açısından zararlıdır.

    • Bitkisel Atık Yağlar

    Türkiye’de yılda 1.500.000 ton bitkisel yağ, gıda olarak kullanılmakta ve yaklaşık olarak 350.000 ton bitkisel atık yağ oluşmaktadır. Son zamanlarda ülkemizde “fast-food” türü gıdaların tüketiminde artışlar olmuştur. Bu artış sonucu, kullanılmış kızartmalık yağ atıkları da artmıştır. Atık suya karışan atık yağlar, evsel atık su kirliliğinin % 25’ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar ciddi zararlar vermektedir. Bu sebeple, gelişmiş ülkelerde kullanılmış kızartmalık yağların kanalizasyona ve yüzeysel sulara verilmesi yasaktır. Bu tür yağların kanalizasyona dökülmesi önlendiği için, gelişmiş ülkelerde atık suların kirlilik yükü Türkiye’deki evsel atık sulara göre daha düşüktür.

    • Atık Pil ve Akümülatörler

    Kullanılmış pil ve akümülatörlerin evsel atıklardan ayrı olarak toplanması, taşınması, bertaraf edilmesi gerekmektedir. Atık pil ve akümülatörlerin kullanıldıktan sonra çöpe atılmaması, insan ve çevre sağlığına zarar vermeden geri dönüşümünün sağlanması ve bu konuyla ilgili tüketicinin bilgilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca atık pil ve akümülatörlerin geri kazanılması esas olup atık akümülatörlerin geri kazanımı sonucu kurşun, atık pil geri kazanımı ile de kobalt, demir kadmiyum, ferronikel, nikel, demir vb. elde edilmektedir.

    • Ömrünü Tamamlamış Lastikler

    Faydalı ömrünü tamamladığı için araçtan sökülen orijinal veya kaplanmış, bir daha araç üzerinde lastik olarak kullanılamayacak durumda olan ve üretim esnasında ortaya çıkan ıskarta lastikler, ömrünü tamamlamış lastik olarak tanımlanmaktadır.

     

    Katı Atıkların Biriktirilmesi, Toplanması, Taşınması ve Bertarafı

     

    Biriktirme: Evlerde, sokak ve parklarda, pazar yerlerinde, sağlık kuruluşlarında ve iş yerlerinde oluşan çöplerin, toplum sağlığına zarar vermeyecek şekilde biriktirilmesi büyük önem taşımaktadır. Düzensiz olarak biriktirilen çöpler, halk sağlığı için büyük tehlike arz etmektedir. Bununla birlikte; uygun biriktirme sisteminin kurulamaması, toplama ve taşıma ile ilgili maliyetleri de yükseltmektedir.

     

    Biriktirme Kapları: Yörenin ekonomik ve kültürel yapısına bağlı olarak plastik, metal vb. farklı biriktirme kapları kullanılmaktadır.

     

    Toplama-Taşıma: Ev ve işyerlerinin önünde biriktirilen çöplerin, uygun bir sıklıkla toplanarak bertaraf sahasına taşınması gerekmektedir. Bu ise oldukça masraflı bir iştir.

     

    Taşıma Araçları: Üç türlü araçla taşıma yapılmaktadır:

    Üstü açık, sıkıştırmasız; traktör, at arabası, kamyonet

    Üstü kapalı, sıkıştırmasız; kamyon, traktör

    Üstü kapalı, sıkıştırmalı; kamyon

     

    Çöplerin Düzensiz Depolanması

     

    Katı atıklar, belirli teknolojik ve hijyenik şartlar altında bertaraf edilmelidir. Aksi halde toplum ve çevre sağlığı açısından büyük tehlike oluşturabilir; su, hava ve toprak kirlenmesi problemleriyle karşı karşıya kalınabilir. Bugün pek çok yerleşim merkezinde çöpler, “çöplük” denilen alanlara gelişigüzel dökülmekte ve zamanında toplanmamaktadır. Bazı sahil kentlerinde ise çöpler denize atılmaktadır.

     

    Çöplerin Düzensiz Depolanmasının Başlıca Zararları

    • Yer altı ve yüzeysel su kirliliğine,
    • Çöp depolama alanlarında meydana gelen gazın oluşturduğu hayati tehlike ve kirliliklere,
    • Görüntü kirliliğine,
    • Taşıyıcıların yarattığı sorunlara,
    • Haşere üremesine,
    • Çevreye toz ve kötü koku yayılmasına sebep olmaktadır.

     

    Katı Atıkların Bertaraf Yöntemleri

     

    1- Düzenli Depolama

    2- Kompostlaştırma

    3- Yakma

     

    Düzenli Depolama

     

    Diğer katı atık imha yöntemlerinden farklı olarak, nihai bir uzaklaştırma yoludur. Çöplerin bertaraf edilmesi veya değerlendirilebilir atıkların geri kazanımı için kurulacak tesislerin hepsinde, düzenli depolama sahalarına ihtiyaç vardır. Uygun arazi bulunması şartı ile bu yöntem, en ekonomik ve pratik yoldur. Bu sebeple, çöplerin araziye düzenli olarak gömülmesi, pek çok ülkede en yaygın olarak kullanılan çöp imha yöntemidir. Düzenli depolama yöntemi; atıkların titizlikle seçilmiş ve hazırlanmış bir alana, sistematik olarak yayılıp sıkıştırıldıktan sonra, üzerlerinin günlük olarak örtülmesinden ibarettir. Çöplerin çevreye olan etkilerini ortadan kaldırmak için sızıntı sularını, yağış sularını ve çöp gazlarını kontrol altında tutmak gerekir.

     

    Kompostlaştırma

     

    Çok eskiden beri bilinen bir yöntemdir. İlk defa Çin’de kullanıldığı bilinmektedir. Bugün bu ilkel teknoloji, en ileri toplumların başvurduğu yöntemlerden biridir. Kompostlaştırma işlemi; içerisinde % 80-90 oranında organik madde bulunan katı atıklar için uygulanır. İklimin sıcak olduğu bölgelerde ve sıcak mevsimlerde uygulanabilen bir yöntemdir. Kış aylarında uygulanması mümkün değildir. Çünkü ortamın sıcaklık ve nem oranının mikroorganizmaların çoğalmasına uygun olmaması dolayısıyla, çürüme işlemi meydana gelmemektedir. Kompostlaştırma; uygun yöntem ve ekipmanlar kullanılarak, katı atık içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde mikroorganizmalar tarafından ayrıştırılması (çürüme) ve toprak için çok önemli olan gübreye dönüştürülmesidir. Kompost hammaddeleri; organik atıklar, bahçe atıkları, arıtma tesisi çamuru vb. dir. Kompostlaştırma; uzaklaştırılacak organik maddelerin hacim ve ağırlığının azaltılması, koku ve sızıntının yok edilmesi, geri kazanım sonucu ekonomik katkı sağlanması ve düzenli depolama maliyetinin en aza inmesi sebebiyle tercih edilen bir yoldur. Evsel katı atıklar içindeki organik atıklar için en uygun yeniden değerlendirme ve bertaraf yöntemidir. Kompostun evlerde kişisel olarak veya endüstriyel düzeyde yapılabilmesi, bu iş için büyük tesis ve yatırımlara ihtiyaç duyulmaması, diğer bertaraf işlemlerinden daha ucuz ve işletmenin açık havalarda dahi yapılabilmesinin mümkün olması, kompostlaştırma yönteminin avantajlarını ortaya koymaktadır.

     

    Yakma

     

    Çöplerin, özel bir şekilde projelendirilmiş fırınlarda yakılarak bertaraf edilmesi yöntemidir.

    Yakma İşleminin Avantajları

    • Çöp miktarında diğerlerine göre daha çok azalma sağlanır.
    • Atıklar sterilize edilmiş olur.
    • Tesisin kurulması için büyük bir alana gerek duyulmaz.
    • Depolama veya kompostlaştırma gibi ayrıştırılması mümkün olmayan bazı atık grupları,

     
    yakma ile imha edilebilir. Bu avantajlarına rağmen; yatırım, işletme ve bakım masrafları daha yüksektir. Ayrıca yakma sonucu çıkan gazlar, hava kirliliğine sebep olmaktadır. Bunun için tesiste gerekli tedbirler alınmalıdır.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Çevre Kirliliği
Sonraki Yazı:Toprak Kirliliği

Benzer Yazılar

Yorumlar

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.