• Büyük kentlerde yaşayan insanlar, akşamüstüleri cadde ve sokaklarda kalabalıklar oluşturarak sel gibi oradan oraya aktıklarında, gözleri çevrelerini pek görmez. Bütün dertleri, alışveriş yapıp bir an önce evlerine, yuvalarına gitmektir. Mağazalar, iş yerleri kapanır; temizlik görevlileri onlarca çöp torbasını, karton kutuyu caddeye yığıverir. Akşamın alaca karanlığında başka birtakım insanlar da çıkar caddelere. Yoksul ve sessizdirler. Çöp konteynırlarını karıştırırlar, buldukları kâğıt ve kartonları yanlarındaki büyük torbalara sıkıştırıp trafiğin kargaşasına, gürültüye aldırmadan diğer konteynıra yönelirler. Topladıkları atık kağıtlar, onların geçim kaynağıdır. Tüketim çılgınlığının yaraladığı bilinçlerimizin hiç düşünmeden çöpe attığı gazete kağıtları, ambalaj kartonları, mukavvalar, toplumun kıyıya savurduğu bu insanlar için çok değerlidir.

     

    Bu yalnız insanlar kadar, atıklar da günümüz dünyasının en önemli sorunlarından birini oluşturuyor. Baş edilemeyen çöp dağları ve zehirli atıklar, bilim insanlarınca da önemli bir araştırma konusu haline geldi.

     

    Nüfus artışı ve yaşam düzeyinin gelişmesi, ürettiğimiz atık miktarının hızla artmasına yol açtı. Türkiye’de 1960’lı yıllarda üretilen atık miktarı yılda 3-4 milyon ton iken bugün, yılda 30 milyon tondan fazla evsel atık üretiyoruz. Bu atıkların 3.5 milyon tondan fazlası geri kazanılabilir nitelikli kâğıt, karton, metal, plastik ve cam malzemelerden oluşmakta. Dolayısıyla çöp konusu, artık sadece gözden uzak yerlerde bertaraf edilmesi gereken bir atık türü olmaktan çok, toplama, taşıma, değerlendirme, geri kazanım ve bertaraf etme gibi disiplinleri içeren bir atık yönetimi sistemini gerekli kılıyor.

     

    Sürdürülebilir bir atık yönetiminin en önemli unsurlarını, atıkların kaynağında azaltılması, geri kazanımı ve düzenli bertarafı oluşturur. Tüm bu unsurların çevreye en az zararı verecek, en ekonomik yöntemler ile çözülmesi de sağlıklı atık yönetiminin temelini teşkil eder.

     

    Türkiye’de geri kazanım konusu son yıllarda giderek artan bir önem kazandı. Geri kazanım konusuna bir endüstriyel faaliyet olarak bakıldığında önemli yatırımlar yapılıyor ve oldukça yüksek oranlarda geri kazanım gerçekleştiriliyor. Örnek olarak kağıt, karton, cam, metal, plastik atıkların hemen hemen bütün cinsleri ülkemizde geri kazandırabilmektedir. Türkiye’de yılda 2 milyon tonun üzerinde geri kazanım gerçekleştiği bilinmekte. Ülkemizdeki geri kazanım oranları birçok Avrupa ülkesinden de yüksektir. Bu sektörün kilit noktasını metal, plastik, cam, kağıt gibi atıkların toplanması oluşturuyor.

     

    Türkiye’de kişi başına düşen evsel atık üretimi hakkında çeşitli yerel yönetimlerin, araştırma kurumlarının ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı çalışmalar var. Bu çalışmaların sonuçlarında farklılıklar görülmekle birlikte istatistiki açıdan en kapsamlı çalışma, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılarak yayımlandı.

     

    Bu çalışmanın sonuçlarına göre kişi başına evsel atık üretimi, mevsimlere göre değişim göstermekle birlikte ortalama 0.6 kg/kişi-gün olarak alınabilir. Bu çalışmaya göre toplam evsel çöp üretimi, yaz aylarında ayda 2.2 milyon ton, kış aylarında ise 1.8 milyon tondur. Bu miktara işyerlerinden gelen atıklar da dahil edildiğinde Türkiye’de yıllık çöp üretiminin 30 milyon tonun üzerinde olduğu varsayılıyor. Geri kazanılabilir atıkların genel evsel atıklar içindeki payının %10-15 arasında olduğu kabul edilebilir. Bu doğrultuda bakıldığında geri kazanılabilir atık miktarı yılda 3.5 milyon ton civarındadır.

     

    Yine Türkiye İstatistik Kurumu çalışmasına göre evsel çöp içindeki geri kazanılabilir atıkların %46’sını kağıt/kartonlar, %20’sini plastikler, %16’sını camlar, %9’unu metaller oluşturuyor.

     

    Çevre ve özellikle orman varlıkları açısından bakıldığında değerlendirilebilir atıklar arasında %46’lık oranla ilk sırada yer alan kağıt/karton atıkların kazanımı, önemini ve gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yılda kağıt/karton üretiminin 3.5 milyon ton ve tüketiminin 6 milyon ton olduğu ülkemizde atık kağıtlar, sanayi için de önemli bir hammadde konumunda.

     

    Hem kağıt sanayinin atık kağıdı en büyük hammadde girdisi olarak tercih etmesinde rol oynayan, hem de çevremizi ve doğal kaynaklarımızı koruma açısından göz ardı edilemeyecek birçok faktör var. Örneğin kağıt imalatında ham selüloz yani odun yerine atık kağıt kullanımı %64 civarında daha az elektrik gerektiriyor. Kağıt üretiminde diğer bir girdi olan su miktarında da %58 oranda tasarruf sağlanıyor.

     

    Ayrıca genel olarak üretimde atık kağıt kullanılması, hava kirliliğini %74, su kirliliğini de %35 oranında azaltıyor. Üretimde atık kullanılması sayesinde 1 ton kağıt üretimi için gerekli olan 3 metreküp odun tasarruf edilmiş oluyor. Diğer bir deyişle 1 ton atık kağıdı geri kazanmakla 4 bin 100 kilowatt saat enerji, 5 bin 350 litre su ve 1850 kilogram kereste harcanmamış oluyor. Bir ton atık kağıt, eğer yeniden kullanım için değerlendirilirse ortalama 15-17 adet çam ağacı kurtarılıyor.

     

    Geri kazanılabilir kağıt atıklar, ağırlık olarak hafif olmasına rağmen, hacim olarak önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle atık kağıt geri kazanımının diğer bir faydası da çöp toplama maliyetlerinden ve çöp depolama alanlarından tasarruf sağlıyor olması. Yani atık kağıt geri kazanımı sadece çevre açısından değil, aynı zamanda ülke ekonomisi açısından da büyük önem taşıyor.

     

    Ancak kullanılan kağıdın %20 oranındaki kısmı, tekrar kullanılmayacak şekilde kirlendiğinden atık kağıdın beklenebilecek maksimum geri dönüşüm oranı %80 olarak hesaplanmakta. Ülkemizde ise atık kağıt toplama işlemleri, özellikle sokak toplayıcıları tarafından çöplük ve sokaklardan toplandığı için atık kağıt firesi %20’lerin üstüne çıkmakta.

     

    Buna rağmen Türkiye geri kazanım konusunda oldukça önemli hedefleri gerçekleştirmiş durumda. Yaklaşık 6 milyon ton olarak görülen kağıt/karton tüketiminin %34’ü, yani 2 milyon ton atık kağıt geri kazanılmakta. Bu oran ilk sırada yer alan Almanya’da %72, Avusturya’da %69, Güney Kore’de 566 ve Hollanda’da ise %64. Atık kağıt geri kazanılabilir olmakla birlikte geri dönüşüm sırasında %5-30 arasında miktar kaybına uğruyor. Oluşan bu elyaf kaybı da metal ve camın aksine kağıdın en fazla 4 kez geri dönüştürülmesine olanak veriyor.

     

    Değerlendirilebilir atık sınıfına giren atık kağıtlar önemli bir hammadde konumunda olmasına rağmen, bunları değerlendirecek kuruluşların, sokaktan ve çöp alanlarından sağlıksız koşullarda ve kirli olarak toplanan bu atıklar ile varlıklarını sürdürmesi beklenemez.

     

    Değerlendirilebilir kağıt/karton atıkların son derece sağlıksız ve ilkel koşullarda çöp sahalarından toplanarak ayrıştırılması işlemlerinin birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi, genel çöp ile karışmadan kaynağında ayrı toplanmasını sağlayacak sistemlerin kurularak gelişmesi gerekli.

Yazar

Daha yeşil ve güzel bir Dünya için yola çıkan Yeşil Aşkı, herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet ediyor. Bütün gayemiz; temiz bir çevre, yaşanabilir bir dünya ve yeşil gören gözlerdir. Yeşil görmeyen gözler, Renk zevkinden mahrumdur.
Twitter Facebook Google+ Linkedin YouTube
Önceki Yazı:Endüstriyel Tarım
Sonraki Yazı:Organik Tekstil

Benzer Yazılar

Yorumlar

Bu yazıya 1 yorum yapılmış.

  1. Oytun

    Çevre bilinci ile ilgili güzel bir site hazırlamışsınız. Tebrik ederim. Özellikle toplumu atık kağıtlar için daha duyarlı olarak atık kağıtların geri dönüşüm ile tekrar kazanımı hakkında bilinçlendirici güzel bir yazı paylaşmışsınız. Keşke herkes bu konuda böyle duyarlı olsa!..

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ

Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Copyright © 2013 - 2017 • Tüm Hakları Saklıdır.